Bahar Akman || Derin Uyku
Polisiye bir eserle karşı karşıyayız: İki ay boyunca çözülemeyen ve faili belirsiz kalan cinayetlerin perdesi, Komiser Tunç'a düşmüştür. Cinayetleri çözmek için Tunç'a yardım eden isimler ise Kerbela ve Amerika'dan gelen doktor Arzu'dur.
Ancak, kitap boyunca yaşanan olaylar karmaşık bir örgü içinde ilerler. Yazarın ağır kaleminden kaynaklanan bu karmaşıklık, olayların takibini zorlaştırır. Neredeyse her an bir sürprizle karşılaşma umuduyla büyük bir merakla devam ederiz.
Suçlular kimlerdir?
Masum görünen karakterler aslında suçlu olabilir mi?
Öldürülen kadınların birbirleri ile bağlantıları nelerdir?
Cinayeti işleyen kişi ne sebebe dayanarak bu cinayeti işlemiştir?
Soruların yanıtları kitap boyunca gizemini korur.
Yazarın olayları nereden nereye bağladığına dair örgüdeki geçişler beni zorladı. Ancak, bu karmaşıklığın içinde çözüme ulaşma arzusu okuma sürecini heyecanlı kıldı. Sürükleyici hikaye ve derin karakter analizleriyle, aslında suçlu olabilecek masum görünenlerle dolu bir dünyaya dalıyoruz.