Hedefin insanı daha fazla okuma yapmak için tetiklediği kabul edilebilir ama okunanların ne kadarı düşüncelere, görüşlere, yaşama nüfuz edip bizleri dünden olumlu anlamda ne kadar farklı kılabiliyor bu daha mühim olsa gerek.
Hipodromdaki yarış atı misali sürekli hedef kamçısıyla koş, koş, koş; oku, oku, oku garip bir durum.
Bir durup etrafa bakıp, bilader ben nereye bu hızla koşuyorum demeli(atın iç sesi:))