Masumiyet Müzesi Geziyle Keşfettiğim ve serüvenimi kitabıyla tamamladığım eşsiz bir yolculuktu. Bizleri bugünün dipsiz kuyusundan, 1970’lerin renkli dünyasına götürmekle yetinmeyip, o dönemin aşk dolu anlarına, evliliklerine, arkadaşlıklarına götürüp, bunlarla da yetinmeyip İstanbul’un o anki haliyle bize aktarması ve yaşatması tarif edilemez bir zaman yolculuğuydu.
Kitaba öyle vurucu bir sözle başlanmıştı ki, siz daha okumaya başlamadan hikayenin içinde kendinize bir yer bulmuştunuz bile.
Kitapta her şeyin başladığı yeri, Şanzelize Butik olarak bize söylüyor Kemal. Yakın zamanda nişanlanacağı Sibel adında sevgilisi olan Kemal, sevgilisine hediye almak için gittiği bu butikte rastlıyor Füsun’a. Füsun ile Kemal uzaktan akrabadırlar. Kemal nişanlı olmasına rağmen, Füsun’a olan duygularını engelleyemiyor, yaş farkını bile umursamadan sırılsıklam aşık oluyor. Bu süreç dolu dizgin bir birliktelikle geçmesine rağmen, geriye hikayede kalan saplantıya dönüşen bir aşk kalıyor. Bu saplantıya dönüşen aşk, Kemal’in Füsun’la her buluşmasında ondan bir şeyler çalmasına nedne oluyor. Yıllar süren bu hırsızlıklar sonucu elinde biriken bu eşyalar , şimdilerde Beyoğlun’da açılan bir müzede sergilenmekte. Merak edenler muhakkak gezsin görsün derim, şimdiden iyi okumalar