Lisede edebiyat dersinde ismini duyup merak ettiğim için okumuştum bu kitabı o dönemde. İyi ki de tam o zamanda okumuş ve bu kitap sayesinde Hüseyin Rahmi Gürpınar ile tanışmışım.
Yazarın bütün eserleri mizahi bir dille yapmış olduğu batıl inanç eleştirilerinden oluşuyor. Hatta daha önce hiç okumamış olanlar için eklemeliyim ki; Hüseyin Rahmi kadar, batıl inançların yarattığı korkuyu böylesine iyi yansıtabilen bir yazara rastladığımı söyleyemem.
Kitap, hatta yazarın tüm kitapları, yazıldığı dönemde gazetede tefrika olarak yayımlanmış ve adeta halkı batıl inançlar konusunda eğitip yönlendirebilecek araçlar olarak yazılmış olduğu için bazı bölümlerde uzun uzun bilimsel ve felsefi açıklamalar da barındırıyor. Günümüzde sık okuyan ve bilimle ilgilenenler için bunlar zaten bildiği şeyler olabilir. Ancak yazıldığı dönemdeki hedef kitlesi için oldukça kıymetli olduğu ortada. Ayrıca bu bilimsel kısımlar benim yazarı takdir etmemi sağladı. Nihayetinde günümüzde Mahir Ünsal Eriş tarafından kaleme alınmış bir kitap olan Öbürküler kitabına da baktığımızda günümüzde de bu öğretilere ihtiyaç duyulduğunu gayet iyi görebiliyoruz.
Yazarın, diğer kitaplarında da olduğu gibi, genelde kadınları cahil erkekleri bilgili kesim olarak göstermesi biraz rahatsız edici olabiliyor. Ancak yaşadığı aile ortamı ve dönemin koşulları göz önünde bulundurularak bu kısmı görmezden gelmeye gayret edebiliyorum okurken. Hele ki benim gibi sıkı bir Hüseyin Rahmi okuruysanız bunu yapmak gerekebiliyor.
Nihayetinde bu kitap, Yeşilçam'a da konu olan kurgusu ve mizahi öğeleriyle herkes tarafından okunması gereken bir yerli klasiktir takdirimce.