Açıkçası zor bir kitaptı. Uzun sayfalar kim kimin neyi oluyor anlamaya çalışmakla geçti. Romanın genel havası üç kuşak boyunca çiftlik hayatı süren ailenin kasvetli yaşamı diyebilirim. Detay versem de çok bir şey farketmeyecek. Sona doğru bu kasvet çözülür gibi oluyor ama yine de başladığı gibi bitti diyebilirim. Bir Charles Dickens romancılığı yoktu bence İngiliz yazarda.
Emre Büyük Umutlar'ı da ben henüz okumadım bi şey diyemem ama Uğultulu Tepeler'i okuduğumda hayran kalmıştım. Yakın zamanda da Emily Bronte'nin kardeşi Charlotte Bronte'nin yazdığı Jane Eyre'yi okudum. Aynı şekilde onu da çok beğendim. Onda karakterler bu kadar karışık değildi. Okumadıysanız tavsiye ederim.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.