1♡
Kitap inceleme serüvenimi "İnsanlığımı Yitirirken" kitabıyla başlatmak istiyorum.
Osamu Dazai'ye ait olan kitabımız bir Japon klasiğidir. Asıl adı Şuci Tsuşima olan Dazai, kitaplarının yanı sıra kendi hayat hikayesi ile de pek çok insanın Aklında soru işaretleri bırakmış bir kişilik. Henüz 20 yaşındayken ilk intiharına kalkışmış ve 1948 yılındaki ölümüne sebep olan son intiharına kadar toplum tarafından dışlanılmasına sebep olan çeşitli olaylara karışmış. Benim fikrimce yazar, bahsi geçen kitaptaki karakterin başına gelen tüm olayları kendi hayat hikayesinden esinlenerek kaleme aldı. Lafı çok uzatmadan "İnsanlığımı Yitirirken" kitap incelemesine giriş yapabiliriz.
*Buradan sonraki kısımlarda kitap hakkında detaylı bilgiler yer alabileceğinden dolayı spoiler uyarısı vermek durumundayım.*
Karakterimiz Japonya'nın küçük bir kasabası olan Tohoku'da doğmuş. Küçük yaşlardan itibaren kendini bir "Soytarı" olarak tanımlayan bu karakter asıl kişiliğini ölene dek kendi içerisinde kimseye göstermeden yaşatıyor. Kendine soytarı demesinin sebebi de sirk ortamında herkesi güldürebilmek için çeşitli yüz ifadeleri ve hareketler yapan bir insanın insanları etkileyebilmek için farklı bir karakter ortaya koymasından kaynaklanıyor kanımca. Daha önce hiç karşılaşmadığı insanlardan korkuyor ve hatta azıcık bir samimiyet kırıntısı gördüğünde resmen içi ürperiyor, bulunduğu ortamdan kaçmak istiyor. Bu nokta beni çok düşündürdü çünkü insanlar henüz hiç tanımadığı insanların yanına gittiğinde çekimser kalabilirler ve kendi kişiliklerini tam anlamıyla ortaya koymayabilirler ancak sohbet ilerledikçe ve insanlar arasındaki benzerlikler arttıkça kişi kendini ortamda daha rahat hissetmeye başlar. Bu genel geçer bir düşünce olmasa dahi çoğu insanın benim düşünceme katıldığını düşünüyorum. Ama Yozo (baş karakter)'ya göre insanlar samimileştikçe kendisine verilen zararda bir artış olacağı için onlardan kaçmak gerekirdi. Hatta buna atıf olarak sınıf arkadaşı Takeiçi ile yaşadığı bir olay örnek verebiliriz. Ortaokulda bir gün beden dersinde insanları güldürebilmek için bilerek hata yapan başrolümüz herkesi güldürmeyi başarıyor her zamanki gibi ancak bir kişi hariç: Takeiçi. Bilerek beceriksiz gibi davrandığını Yozo'ya söylediğinde karakterimiz resmen kahrolmuştu.
Gel zaman git zaman okuması için farklı bir ile giden karakterimiz kendisi için çizip biçtiği rolleri oynayan ve insanların gördüğü karakterimde pek de bir değişiklik meydana getirmeden yaşamına devam etti. Resmi nikahının bulunmadığı kadınlarla ilişkiler yaşadı, her gün içkiler içti, parasız kaldı, sokakta yaşadı... Bir süre sonra resim yeteneğinden para kazanmaya başlayarak karikatürist oldu, hatta bir süre çok da güzel idare etti. Ancak bu yeteneğinin sonra hüsranla bitti.
Alkol bağımlılığını bırakmak için bir eczaneye gittiğinde çalışan tarafından kullanması için bir ilaç verildi ve bir süre sonra alkol bağımlılığı yerini madde bağımlılığına bıraktı. Son zamanlarda şiddeti artmaya başlayan kan kusmalarından abisinin de haberi olunca Yozo'yu alıp bir akıl hastanesine götürdüler. 3 ay kadar sonra karakterimize hastaneden çıkarıp Japonya'nın küçük bir köyüne götürerek hizmetçisi ile birlikte orada yaşamaya bıraktılar. Yozo'nun 27 yaşında günler kala artık Soytarı'yı oynamaya bıraktığı bir günde kitabımız tamamlanıyor.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai