·176 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ocak 2024 01:04 Bu kitap ve Oscar Wilde’ın hayatı hakkında şu olayı asla aklımdan çıkaramıyorum: Bosie hasta olduğunda Oscar Wilde onunla günlerce ilgilenir, sonrasında ondan bulaşan hastalık sebebiyle bu sefer Oscar Wilde yatak döşek hasta olur ancak Bosie onunla ilgilenmez, sadece para almaya uğrar, zehirli kişiliği nedeniyle bir de kavga çıkarır. Sonunda Oscar Wilde'a mektup yazıp şöyle der: "Tahtından indiğinde ilginç değilsin. Bir daha hastalandığında hemen yanından ayrılacağım." Bu sözü ve bu olayı asla unutamamıştım. Sunduğun sevginin karşılığını alamamak, tam olarak bu olsa gerek.
Ve bu kitabı üçüncü okuyuşumda şunu fark ettim: Mektubu kendi yaşadıklarımı anımsayarak okumak, Oscar Wilde'a yapılan büyük bir hakaretmiş. Onun zarif ama acımasız, ince hoş ama bir o kadar da zalimce, Bosie'yi yerden yere vuran sözlerine odaklanmak gerekirmiş, çünkü yaşadığı hayat, bize sunmuş olduğu mektubun her bir satırı, kitap sahiden çok ince ve çok anlamlı. Elimde olsa her satırın altını çizer her satırı alıntılarım.
O yüzden bu kitabı çok sevme nedenim, ilk okuduğumda bir arkadaşımı anımsamam olurken şimdi sadece sanatsal değerinin üstünlüğü, okurken "Bir duygu ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Bir yaşantı ancak bu şekilde en ince detayına kadar kağıda işlenmiş olabilir." dememdendir. Kitap boyunca yüzlerce alıntı yapabilirim çünkü her kelimesini kendim için değil de Oscar Wilde'ın (en sevdiğim yazarın) yaşamının cümlelere dökülmüş hali olduğu için paha biçilemez buluyorum.