Puan vermedi·160 syf.··
2024 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2024 15:16
Adem'den Önce, okuduğum ilk Jack London kitabı oldu. Çok ünlü diğer eserlerini hala okumadım ne yazık ki. Nedenini bilmiyorum ama sürekli ertelediğim kitaplardan biridir Martin Eden. Adem'den Önce'de Jack London ilkel insan türlerinin gelişimi ve birbiriyle etkileşimiyle çerçevelenen bir hikaye anlatıyor. İşin ilginç yanı, kitabın sonunda çevirmen notlarında da bahsi geçen konu şudur ki (benimki Türkiye İş Bankası Yayınları - Levent Cinemre çevirisi), bu kitabın yazıldığı 1906 yılında henüz Homo erectus'lar, Homo sapiens'ler ya da diğer ilkel insan türleri henüz keşfedilmemiş durumdaydı. Darwin'in evrim teorisi üzerine düşünülüp geliştirilen bu kurgu bence oldukça yaratıcı. Günümüzde "Taş Devri" olarak bildiğimiz döneme ait akıcı ve sürükleyici bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitapta en ilkel tür olan "Ağaç İnsanları", onlardan bir adım ileride mağaralarda yaşamaya başlamış olan "Halk" ve ateş ile birlikte bir takım aletleri de keşfetmiş "Ateş İnsanları" aynı dönemde yaşamaktadır. Kahramanımız Kocagöz, Halk'ın bir üyesi. Ağaç İnsanları ve Ateş İnsanları ile yaşadığı coğrafya gereği sürekli temas içerisinde. Başta gelişim ve etkileşim dedim ama temelde tüm etkileşimin şiddet içerikli olduğu söylenebilir. İnsan türleri birbirleriyle uyum içinde ya da barışçıl bir yaklaşımda değil. Henüz dilin gelişmediği bir dönemde zaten bu kavramlardan söz edilemez. Birbirleriyle her temas noktasında şiddet söz konusu. Daha gelişmiş olan Ateş İnsanları, diğerlerine yönelik bir soykırım içerisinde denebilir. Kitaptaki karakterlerden Kızılgöz'ün sürekli olarak eşlerine uyguladığı şiddeti düşününce, sık sık ne kadar gelişebildiğimizi düşünüp durdum. O günkü ve bugünkü insan arasında uçurum var gibi görünse de kimileri için bu ayrım belli belirsiz diye düşünüyorum. Binlerce yıl içerisinde bu konuları çoktan aşmış olmamız gerekmez miydi? Jack London günümüzde bir çoğumuzun yaşadığı karanlık, yükseklik gibi korkuları, atalarımızın o dönemlerde yaşadığı tecrübelerin bize aktarılmış mirası olarak düşünüyor. Bu düşünce şekli oldukça hoşuma gitti. Kitabın en sevdiğim yanı, insanların gelişimlerinin ne kadar yavaş olduğunu göstermesi oldu. Aslında çok basit gibi görünen kimi durumlara ait çözümlerin bir türlü bulunamaması, bir sorun karşısında tesadüfen bulunan çözümün hemen unutulabilmesi ve bir sonraki sefer aynı durum yaşandığında kolayca aynı sonuca ulaşılamaması oldu. Böylece gelişimin sancılı uzun yıllar sürdüğünü gösteriyor bize. Kitap akıcıydı ve hızlıca bitti. Konu bakımından herkese hitap etmeyebilir ama ben genel olarak beğendim.
Edebiyat & Roman
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.