Ölümü derinden hissetmenin ve başına ne zaman geleceğini bilemediğin korkunç bir felaketin gerilimini yaşamanın bir de feci ağrılarla birleşmesi ne denli zor olsa gerek. "İvan İlyiç ölmüş!" Böyle açıyoruz kitabı. Sonra 80 sayfa nasıl öldüğünü konuşuyoruz. Gerilimler, öfkeler, korkular gittikçe tırmanıyor fakat o merakla beklediğimiz sahne bir anda oluveriyor. İvan İlyiç boylu boyunca uzanıyor ve ölüyor. Bütün hayatını doğru yaşayıp yaşamadığını ve kimsenin onu anlayamadığını karnına ağrılar girince düşünüyor. Muhtemelen bunları şimdiden düşünenlerin ne büyük ağrıları vardır!