Üç İstanbul
Yazarın tek romanında meşrutiyet, Abdülhamid ve mütareke yıllarındaki İstanbul; saraylarda, köşklerde yaşayanlar ve etraflarındaki insanların hayatları üzerinden anlatılıyor.
Para, şöhret, gösteriş, özenti, ihanet, yalan, kurnazlık, edepsizlik çok fazla kanıksanmış durumda. Okurken bir parça insanlık, güzel şeyler arıyorsunuz her sayfada. Bu kadarı da fazla diye düşünürken Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Sodom ve Gomore'sini hatırlayıp acaba ne kadarı kurgu diye merak ediyorsunuz.
Kitabın dili biraz ağır. Yazarın anlatımı mükemmel.
Kitap sadece tarihin bir dönemini aktarmakla kalmıyor, çok ince iç sesleri, insan psikolojisi ve basit hesapları ve bu karanlık ortamı çok güzel önünüze seriyor.