Kitabın oldukça akıcı ve anlaşılır olduğunu söyleyebilirim betimlemeler de oldukça iyiydi ama hikaye konusunda biraz eksik kaldığını düşünüyorum. Veba döneminin daha detaylı işlenmesini isterdim fakat kitabın kısa oluşunu göz önünde bulundurarak yeterli olduğunu da belirteyim. Kitapla alakalı hoşuma giden taraflardan biri, insanlığın özünü esas alan kısımlardı. İnsan ilkelliğe hızla uyum sağlayabilen yabani bir türdür ve kitapta da bunun izlerini görebiliyoruz aynı zamanda insan her ne kadar toplumsal yaşamla iç içe olan bir varlık olsa da; toplumsal yaşama uyumlu olduğu kadar uyumsuzdur da çünkü ortada bir sorun varsa ve temel sorun toplumdan insana dönen bir yapıyla hareket ediyorsa insan ben merkezciliğe dönmeye ve kendi çıkarları için her şeyi mübah görmeye hazırdır. Kitapla alakalı hoşuma gitmeyen kısımlar ise Proleterya’nın fazlasıyla küçümsendiği kısımlardı. Toplumsal bir kriz anında barbarlığa başvuran ilk insanlar bu sınıfın mensuplarıymış gibi yazılmıştı. Açıkçası bu kısımları Jack London’ın ironik bir biçimde kaleme aldığını düşünüyorum yine de bu kısımların fazla oluşu okurken insanı bunaltıyordu.
Kitapta doğa ve insan döngüsü üzerine de oldukça güzel kısımlar mevcuttu. Doğanın dengenin devamlılığı için yarattığı süreci ve bu sürecin doğal seleksiyon kapsamındaki aşamalarını insana özgü bakış açısıyla ele alıyordu. Doğayı ne kadar sömürürsek sömürelim; doğanın nimetlerini insanın yararı için ne kadar dönüştürebilirsek dönüştürelim, doğa yine de ilkelliğe geri dönmek için çabalayacak ve en sonunda da bunu başaracaktır. Popülasyonumuz arttıkça aynı oranda artan tüketim ve popülasyon dengesinin bozunuma uğraması bu başarıyı gelecek yüzyıllarda insanlığın gözleri önüne serecek. Medeniyetler yıkılacak; Devletler, sistemler bir toz birikintisi gibi doğanın rüzgarıyla yok olacak, insanlık karanlığa gömülecek ve karanlık bir gün yine aydınlığa çıkacak ama bu aydınlık yeniden doğanın karanlığı olacak. Birkaç saatte bitirilecek güzel bir post-apokaliptik yapıt, herkese tavsiye ederim. Jack London
Kızıl VebaJack London · Can Yayınları · 202047,7bin okunma