7/10
·72 syf.··
2024 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2024 15:38
- Yetmiş iki sayfaya sığdırılmış bir hayat. Etkileyici, sarsıcı, hüzünlü. Yer yer otobiyografik detaylar göz kırpıyor. Bir ülkeye ve diline olan özlem, yaşama çabası, o zorlanma ama devam etmek için bir amaç arayışı. - Yazar kendisi gibi ülkesini terk edip bir saat fabrikasında çalışmaya başlayan ve günden güne kendi sonunu getirmeye yakın Tobias’ı anlatıyor bizlere. Küçükken yaşadığı köyde annesiyle zar zor hayatını sürdürürken bir gün babası olduğunu öğrendiği adamı bıçaklayıp ülkeyi terk etmesiyle başlıyor Tobias’ın ya da yeni kimliğiyle Sandor Lester’ın hikayesi. Taşındığı yerde bir saat fabrikasında işe başlıyor ve hayatını sürdürmeye çalışıyor. Ama zaman geçtikçe hem içindeki ışığı hem de hayatının amacını kaybediyor. Tutunduğu tek dal ise küçükken aşık olduğu Line. Bir gün Line’i tekrar bulma umuduyla onun hayaliyle konuşuyor gittiği her yerde. Sonrasında Line gerçekten kendi yaşadığı yere geliyor ve Tobias’ın hayatı o zaman değişmeye başlıyor. - Mültecilik, aidiyet gibi konuları çok iyi bir şekilde işliyor yazar. Belki de kendisinin bu konuda bir çok anısı olduğu içindir. Hakim olmadığı yabancı bir dilde yazmaya çalışıyor Tobias da yazar gibi. Yazarak içindekileri döküyor ve hayata tutunuyor. - Büyük Defter-Kanıt-Üçüncü Yalan kitabıyla tanıştığım Agota Kristofla serüvenin Dünle devam etti iyi ki de devam etmiş. Her okuyuşumda bir kez daha hayran kalıyorum yazarın kalemine. Yetmiş sayfalık bir romanda bile bu kadar fazla şeyi anlatması ve hissettirmesi beni aşırı şaşırtıyor. Yazarın Türkçeye çevrilmiş iki kitabı daha var elimde. Yavaş yavaş bitmesini istemeden sindirerek yolculuğuma devam edeceğim. Size de Agota Kristof ile tanışmanızı kalemine tanık olmanızı mutlaka tavsiye ediyorum bayılacaksınız.
Edebiyat
DünAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20193,128 okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.