John Steinbeck "Gazap Üzümleri"
Puan vermedi·556 syf.··
2024 1. kitabı
Çevremdekilerin sıkça bahsedip okumamı tavsiye ettikleri bir kitap olmasına rağmen bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım. Ta ki geçen 2 aya kadar. Okumamın uzun sürmesinin sebebi kitabın dilinin ağır olması ya da kitabın sıkıcı olmasından değil, finallerimle okumalarımın iç içe geçmesindendir. Oldukça sürükleyici, insanı içine çeken ve kişiyi anlatılan döneme götüren bir kitap. Spoiler vermeden anlatmak benim tercih ettiğim bir anlatım biçimi olmadığı için bu kısımdan sonrasını kitabı okumayanların değerlendirmemelerini tavsiye ederim. Roman, 1929 ekonomik buhranının sosyo-ekonomik ve tarihsel gerçekliklerine atıf yaparak global alandaki sonuçlarını gözler önüne sermektedir. Doğal olayların tarladaki mahsulleri bertaraf etmesiyle mal sahiplerinin ortakçıları bulundukları yerden gitmeye zorlaması ve şartlı salınan Tom Joad'ın, Casy ile birlikte ailesini bulmaya çalışması ilk sayfalarda bize göz kırpan konular arasındadır. Sonraki sayfalarda ise evi ve işi olmayan Joad ailesinin pembe umutlarla Koliforniya'ya gidiş sürecini anlatıyor. Buradaki gidiş sürecini kendi perspektifimde iş göçü olarak tasavvur ettim. Pembe umutlardan kastım ise üzüm bahçelerinde, şeftali tarlalarında çalışmayı ve refah içinde olmayı idealize eden bir yaşantıdır. Peki aynı yaşantıyı idealize eden birçok kişi ve sınırlı imkanlar varsa yine böyle bir yaşam mümkün olabilir mi ya da aynı arzuya sahip diğer insanların çokluğu önceden fark edilebilir mi? İşte kitap bizi bu gibi sosyolojik muhayyileye sürüklemektedir. Ne yazık ki kimi zaman var olduğu topraktan kopmak bazıları için mümkün değildir. Ailesinin gitmesine rağmen evinden bağını koparamayan Muley gibi, Kaliforniya'yı düşleyen ancak gitmekten son anda vazgeçip uyutularak yolculuk eden fakat köklerinin kopmasıyla ölen büyükbaba gibi, büyükbabanın vefatına dayanamayan büyükana gibi... Kaliforniya'ya gelene kadar Noah'ın gidişiyle parçalanmaya yüz tutmuş bir aileyi okuyoruz. Peki geldikten sonra? Toplumsal eşitsizlik, sınıfsal çelişki, tabakalaşma, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini, kadercilik, damgalama, ayrımcılık, kapitalizme vurgu ön plandadır. Artık önceden var olan aileler yerine göçe maruz kalan insanlar birbirlerine tutunmuşlardır. Okie olarak ayrıştırılan Joad ailesinin kötü koşullara sahip yerleşim yerlerine denk gelmeye, yerleşim yerlerinin yakılmasına, Şerif yardımcılarının tutuklanan kişi başına maaş aldıklarından dolayı suçsuz insanları bile tutuklamalarına, Casy'in Tom'un suçunu üstlenmesine, Connie'nin hamile eşi Rosasharn'ı terk etmesine, Karın tokluğuna çalışırken bile azaltılan ücretlere, Casy'nin papazken hedeflediği amaçlara hapisteyken ulaşabilmesine ve grev yaparken öldürülmesiyle beraberinde Tom'un şerif yardımcısını öldürmesine, Joad ailesinin Tom'un yakalanmaması için saklaması fakat Ruthie'nin bir kavga sonucu abisinin adam öldürmesini ağzından kaçırmasına, Al'in kendi hayatını kurma çabasına, Rosasharn'ın bebeğini kaybetmesine, aile içindeki sosyal hiyerarşinin toplumsal cinsiyete değinmesine tanık olacağınız muazzam anlatımı olan bir kitap. Mutluğu pekiştiren bir kitap olduğunu söylemek elbette ki güç. Ancak sürekli olumsuzluklardan beslenen bir kitap da değil. Aslında hüznü bize deneyimletirken elimizdekilerin değerini bilmeye de bizi yöneltmektedir. Bu acı tatlı karışımı hayatın kendisinden yani gerçekliğin kendisinden oluşmaktadır. Buhran dönemini anlamanın yanı sıra göçün insanlar üzerindeki etkilerini -kullanan araçlar haricinde sosyal ve toplumsal ilişkiler olarak- anlamamıza da olanak sağlamaktadır. Umut edilen üzüm bahçelerinin aksine halkın içinde büyüyen kızgınlığın yeşerip gazap üzümlerine dönüşünü net bir şekilde görebiliriz. Okunulan 540 sayfadan daha nice sayfalarca anlam çıkar. Fakat bunun yerine bana çarpıcı gelen yerlere değinmeyi hedefledim. Bana manevi anlamda çok şey katmış bir kitap olduğunu da belirtmeden geçmeyi de doğru bulmuyorum.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.