Madam, sadece geçmişi ve kuşkusuz kasvetli bir geçmişi görüyorsunuz. Ancak daha da kasvetli, kuşkusuz daha da ürkütücü, belki de daha da kanlı bir geleceği düşünmelisiniz!
Siz kadınlar ise, tam tersine vicdan azaplarıyla nadiren kıvranırsınız çünkü kararları nadiren siz alırsınız, başınıza gelen felaketler size hep dayatılmıştır, hatalarınız neredeyse her zaman başkalarının suçlarıdır.
Büyük bir şevkle elde edilmek istenen bir şeyin, ona sahip olmak isteyenler ya da onu elinde tutanlar tarafından şiddetle savunulmamasına nadiren rastlanır. Böylece, kötü davranışların çoğu, insanın karşısına zorunluluğun kılık değiştirmiş haliyle gelir, ayrıca bir coşku, korku ve çılgınlık arasındaki kötü bir davranışın yanından ondan uzak durarak geçilebilmesi mümkündür.
Demek geçmişimizdeki tüm davranışlarımızdan bazılarının karartılı, bazılarının ise parıltılı izler bıraktığı doğruymuş, demek bu hayattaki tüm adımlarımızın bir sürüngenin kumun üzerindeki ilerleyişine benzediği ve geçtiğini belli eden bir çizgi bıraktığı doğruymuş! Ne yazık! Birçokları için bu iz gözyaşlarının izi anlamına gelir!