Hakan Günday'ın yazdığı bir yeraltı edebiyatıyla karşı karşıyayız.
Toplumsal kuralları reddederek, toplumsal sınırları yıkarak, tamamen normsuz ve senaryoya uygun yaşamak nedir?
İşte ''Zargana'' bunun tam olarak nedemek olduğunu okuyucularına sunuyor.
Henüz 12 yaşında Berlin'de 4 kişi tarafından tecavüze uğrayan Zargana, bu olaydan sonra kendini insan sınıfdan ayırır ve artık hiçe dönüşemeye başlar. Hiçliğe doğru adım attıkça aslında kendi iç benliğine dönmektedir.
Kitabın iç analizine gelecek olursak
Kitaptaki karekterler genel olarak toplumdan dışlanmış, kendi içsel yalnızlıklarıyla başbaşa kalmış ve toplumsal kuralları hiçe sayan bir yapıya sahipler. Bu karekter örgüsü kitabı okurken okuyucuları bazı yerlerde sıkıyor olsada kitabın akışını yavaşlatmadığını söyleyebilirim.
Kitapta bu tür karekter örgüsünün olması okuyucuyu yer yer oldukça sarsmaktadır.
Kitabın anlatım kısmına gelecek olursak,
oldukça kışkırtıcı bir dili var. Ve dil kitabın içerisindeki atmosferi dahada özleştirmemize ve hissetmemize olanak sağlıyor.
Fakat edebi, sansürsüz ve naif bir dil arıyorsanız işte bunu Zargana'da bulmanız oldukça güç. Yazarımız bazı yerleri adeta parmakla gösterircesine anlatmaktadır. Fakat bunu yaparken hiçbir şekilde sansüre baş vurmamıştır.
Kitap toplumun dinamiklerini çok fazla hiçe saymaktadır. Aynı zamanda kitabın içinde çok fazla sadist eylemler, absürt pornografik temalar bulunmaktadır.
Bu yüzden kitabın her yaş grubunun okumaması gerektiğini düşünüyorum. Özellik +18 yaş etiketinin kitaba basılmasının çok yerinde bir karar olduğu kanısındayım.
İncelememin sonuna gelirken şuna değinmek isterim; Bazen yazarlar boş kağıtları ellerine aldıklarında ne yazacaklarını bilemezler ve o an içlerinden ne geçiyorsa kağıda dökmeye başlarlar. Hakan Günday'ın bu kitabında bunu çok açık bir şekilde fark edebiliyoruz. Fakat Hakan Günday okuyucuları bana katılacaktır ki Hakan Günday risk almayı seven bir yazar.
Şimdiden tüm okuyuculara keyifli okumalar diliyorum.