7/10
·232 syf.··
2024 2. kitabı
Kuzey garnizonunu oluşturan Bastiani Kalesi'ndeki tekrarlayan nöbetlerin, sınır gözetlemelerin sebebi sert kayalıklardan, taşlardan oluşan çölden gelebilecek tehlikedir. İşte bir subay olan Drogo, bu ıssız yerdeki kaleye tayin edilir. Burada, şehir hayatından çok farklı bir yaşam vardır. Kısa bir süre kalede kalıp gitmek ister. Annesini, odasını, evi, şehrini düşünür. Buradaki üstleriyle, arkadaşlarıyla konuşur. Sonra burada kalanlarla aynı umuda bağlanır: kuzeyden gelebilecek o an. Onu burada kalmaması için uyarırlar. Ama onu bu umuda bağlayanlar da vardır. Kalede kaldıkça buraya alışır. Şehir yaşamı ondan çok uzaklaşır. "Onların talihleri, serüven, herkesin yaşamında en az bir kez çalan o mucize anı, kuzeyden gelecekti. Zamanla gitgide belirsizleşen bu uzak olasılık uğruna, koskoca yetişkin adamlar yaşamlarının en güzel bölümünü burada tüketiyorlardı." Drogo, derin bir yalnızlık duygusu içinde kalır. Kalede hayatını sorgulasa da, bu sorgulama onun bir şeyleri değiştirmesine sebep olmaz. Bu kitapta bir "vazgeçememe" hikayesi okudum. Çok kere içimden değer mi dedim, değer miydi. Kitapta her yıllar geçti, aylar geçti sözlerinden sonra içim acıdı. "Kaledeki tekbiçimli yaşamda kendine bir nirengi noktası bulamıyor ve saatler daha onun saymasına vakit kalmadan akıp gidiyordu." Kitaptan bir ömrün feda edilişini okudum. Andan uzaklaşınca bir ömrün elinden nasıl kaydığını gördüm. Şimdinin kıymetini, bekleneni sorgulamayı, geç kalmamayı, hayata tutunmayı öğrendim. Tatar Çölü
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
·
96 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.