Hayatımın tamamen kafa dağıtmak için bestseller okumak istediğim bir döneminde instagramda çok sık rastladığım ve romantizm kitabı olduğunu düşündüğüm bu kitaba başladım ama kitap tam olarak beklediğim gibi bir romantizm kitabı değil. Ana konu olarak aile içi şiddet ve istismara parmak basıyor.
Ana karakterimiz Lily, hayatı boyunca babasının annesine şiddet uygulamasına şahit olarak büyümüş biri. Babasının ölümünün ardından oldukça umutsuz ve kırılgan bir vaziyette bir evin çatısına çıkıyor ve orada Ryle adında bir adamla karşılaşıyor. Bir müddet sohbet eden Lily ve Ryle’ın sonrasında yolları tekrar kesişiyor, birbirlerinden hoşlanıp sevgili oluyorlar. Ve sonra Lily’nin çocukluk aşkı, Atlas karşısına çıkıyor. Hem Lily’nin geçmişini, Atlas ile yaşadıklarını okuyoruz, hem de şimdiki zamanda Ryle ile olan ilişkisini.
Öncelikle, kitap boyunca Ryle’dan nefret ettim. Çatıda ilk tanıştıkları gün Lily’e onunla birlikte olmak istediğini söylemesi ve sonrasında “Lütfen benimle yat. Söz veriyorum bir kez olursa bir daha istemeyeceğim.” diye diz çöküp yalvarabilmek için 29 daire dolaşıp Lily’i bulmaya çalışmasından itibaren Ryle’ı aşırı pathetic bulup hiçbir sempati besleyemedim.
Lily Ryle’dan hoşlandı çünkü Ryle scrubs giyen seksi ve zengin bir beyin cerrahıydı. (?)
Burada bana ne gibi bir aşk ve sevginin geçmesi gerekiyordu bilmiyorum ama hiçbir şekilde geçmedi. Lily şiddete maruz kalmasına rağmen Ryle’ı iyi yönlerini düşünüp terk edemiyordu ama o esnada Ryle’ın okuyucuya aktarılan tek bir iyi yönü yoktu. Yaptığı “iyi” olarak düşünülebilecek şeyler bare minimum şeylerdi zaten. İkisi arasında bir duygusal derinlik hissedemedim. İlişkilerinin cinsellik harici olan kısmı hiçbir şekilde yansıtılmadığı için olabilir.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde Lily, Atlas ile karşılaştığında, Atlas sevgilisi olduğu yalanını söylemeseydi Ryle yerine Atlas’la olmayı seçeceğini söylüyor ama asla öyle bir hissiyat vermedi. Atlas’ı aşmış biri olarak Ryle’ı seçti, onu sevdi ve evlendi. Dolayısıyla ben de Lily ve Atlas arasında “you are the one for me” şeklinde bir aşk hissedemedim.
Kitaba dair sevdiğim nadir şeylerden biri sonuydu. Birçok insanın yaşadığı gibi Lily de bağlandığı insandan şiddet görse de kopmakta güçlük çekerken sonunda kızı olunca o da kendisi gibi büyümesin diye Ryle’dan boşanarak döngüyü kırmış oldu.
Kitaptan nefret etmedim, şaşırdığım kısımlar oldu, merak ettim ve hikayenin içine girdim. Ama genel olarak basit buldum ve çok fazla bağ kuramadım.