·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ocak 2024 16:12 Kitabın konusu ile ilgili, 11 Temmuz 1995'te Bosnalı Müslümanlara karşı uygulanan soykırımın acı gerçeklerin anlatıldığı, okurken boğazınızın düğümleneceği bir kitap... Bu soykırımda 8.372 Müslüman kardeşimiz, sırpların uyguladığı soykırımda hayatını kaybederken dünya her zamanki gibi bu zulme ses çıkartmadı.
Kitabın ana karakteri olan Amir, bu soykırımların en büyük mağdurlarından biri... Arkadaşının kendisine karşı kullandığı bir kelime sonucunda gerçekleri öğrenen Amir, asıl ebeveynlerini aramaya başlar. Bunu yaparken bir yandan da psikolojik destek alır.
Kitap üç bölümden oluşuyor.
İlk bölümde; Amir, tesadüf eseri ailesinin farklı insanlar olduğunu öğrenmesi sonucunda gerçek ailesini arayış içine girer. Doğum belgesinde annesinin adı yazılı iken babasının adının sadece bir kısa çizgiden oluşması onu bu arayışa sürükler. Gerçekleri öğreninceye kadar hem ailesinden, hem sevdiği kızdan, hem de gittiği psikiyatristten destek alır. Gerçek ailesine karşısı duyduğu nefret onları buluncaya kadar devam eder.
Kitabın ikinci bölümünde; Amir ile annesinin yüzleşmesi ile başlayarak, 11 Temmuz olaylarının anlatıldığı, zulüm, işkence, tecavüz olaylarına yer verilen, okurken zorlanacağınız bir bölüm. Tecavüz kamplarında sırf Müslüman oldukları için işkenceye ve tecavüze maruz kalan kadınların yaşadığı acıların anlatıldığı bir bölüm.
Kitabın üçüncü bölümünde; gerçekleri öğrenen Amir'in duyguları değişmeye başlar ve içindeki intikam ateşi yükselişe geçer. Final sahnesini okurken bay çizgiye uyguladığı tarife takdire şayan bir davranıştı.
Son sayfada ki gazete haberinde bay çizginin ölümünden bahsederken, iyi bir insanmış gibi değinmesi, medyanın gerçekleri farklı bir şekilde topluma empoze ettiğinin bir gerçeği...
Bu kitapta keyifli okumalar dileyemem, zira okuduklarınız acı gerçekler...