·72 syf.····Okunma: 04 Aralık 2023 03:19 Kitapta John Berger ve Anne Michaels arasındaki diyaloglara Tereza Stehliková’nın trenden çektiği Güney Bohemya manzaraları eşlik ediyor.
İlk sayfalarda sizi çok etkileyen diyaloglar, bir tren yolculuğu anlatısı olarak anlatı, diyaloglar ve manzara fotoğrafları eşliğinde bu kitap seveceğiniz bir anlatıma dönüşüyor.
Anlatı olarak geçen bu kitabı büyük bir keyifle okudum. Ketebe yayınlarının bu pasaj çalışması çok güzel. Buna benzer başka kitaplar da var. Ben de o kitapları okumayı düşünüyorum.
John Berger • Anne Michaels - Tren Rayları
Bu dünyada hiç kimse, ama hiç kimse, yalnız ölmemeli. diye vurgulardın kararlı bir şekilde. Bana odanın içinde dokunurdun, bedenimin odalarına girerek bir bir. Böylece vakit geldiğinde sensiz olmayacaktım.
Güz gecelerinde, yeniden dönebilmenin isteğiyle yatağımızı terk eder ve gezintilere çıkardık, huzursuzduk, tren yollarının yanı başında eğilip bel vermiş çitlerin kenarından geçerdik, biz yürüdükçe gece daha da canlanırdı. Ben en az senin kadar korkusuzdum, o tek bir an hariç. Her zaman aniden gelirdi, ürkütücü sessizlikte bir rüzgar ve yırtıcı bir ışıkla. Devasa şekil tüm gayretiyle oluşmadan önce her şey birkaç saniyeliğine askıda kalır ve sonra yeniden ani bir karanlık çökerdi. Son sürat giden, bu kadar büyük bir trenin bu şekilde yaklaşması beni her seferinde ürkütürdü, bir yazgı kadar sessiz, geceyi önce ve sonra diye ortadan ikiye bölen ve üzerimize çöken bir farkındalık kadar korkunç.
Büyük garlar en kişisel ayinlerden, en kritik tarihi olaylara kadar şahitlik etmiş yapılardır -kavuşmanın ve vedanın her çeşidine. Büyük kitlelerin yerlerinden edilmesine, göç dalgalarına, zorunlu göçlere, sürgünlere, mülksüzleştirmelere, göç kafilelerine ve sınır dışı edilen insanlara. Gar ancak şanslı olanlar için, sıradışı ve olasılıksız kavuşmaların yeri olmuştur.