Tüm kitapsever dostlarıma mutlu akşamlar, kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum.
Emniyet psikologu olan yazarımız polisiye tarzında, psikolojik temalar ile örülü, sürükleyici, merak uyandırıcı ve düşündürüp sorgulatan bir roman sunmuş biz okurlarına.
Bu kitap ile psikolojik sağlamlığın ne denli önemli olduğunu, bireyin sanılanın aksine sadece çocukluk travmaları değil, yetişkinlik döneminde de yaşadığı, başedemediği, duygusal olarak örselendiği yaşantılarının ruh sağlığını ne derecede etkileyebileceğini başarılı bir kurgu ile anlatıyor kitap.
Diğer taraftan da özellikle bizim güvenliğimiz için kendi canlarını riske atarak görevlerini icra eden polis ve askerlerimize karşı empatimizi de arttırıyor.
Serkan kendine geldiğinde bir hastane odasında buluyor kendisini. Tuhaf giden birşeyler vardır. Neden orada olduğunu bilemenekte ve geçmişine dair hiçbir ayrıntıyı hatırlatmamaktadır. Rüyalar görmekte, katatoni yaşamakta, kendi iç sesi ile konuşmakta, halisünasyom görmekte, paranoyaları gelişmektedir. Gerek kendisine uygulanan ilaç ve hipnozlu terapi tedavisi gerekse ziyaretine gelen polisler ile görüşmeleri ile hafızası yavaş yavaş yerine gelmektedir. Serkan hatırladıkça kendisini bir kaosun içerisinde bulur.
Bir insan aynı olayda hem mağdur suçsuz hem de suçlu olabilir mi? İşte bu soruya cevap bulabilmek için Melek Kaya ile birlikte #gerimgerimgeriliyoruz diyerek bir çırpıda okuyup bitirdik kitabı.
Sizler de bizim gibi polisiye gerilim seviyorsanız ve psikolojik eserlere de ilginiz var ise bu kitap tam sizlik.