Bu kitabın yorumu için fikirlerimi bir araya getirip toplamam epey zamanımı aldı doğrusu. Konusu ve yazım dili olan 'Şimdiki Zaman' ağzından ötürü hiç dikkatimi çekmeyen bir kitap olmuştu Kördüğüm. Fuarda stant arkasında baya konuşulunca canım Irmakcığımın kitabı bana hediye olarak göndermesiyle okuyayım dedim. Kesinlikle keşke okumasaydım dediğim kitaplardan olmadı. Fakat okumasaydım da bir şey kaybetmeyeceğim bir kitaptı benim için. Konu bakımında Akıl hastanesinde geriye kalan akıl sağlığını korumaya çalışan Naominin hikayesi anlatılıyor. Kitapta en sevdiğim şey kitabın başından beridir açık açık olayları yazmak yerine tahmini okuyucuya bırakarak sonunda o bombayı patlatması oldu. Bir çok açıdan kitabı okurken tahmin etmekten ziyade kitabı anlamaya çalışmakla geçirdim. Max kimdi Lachlan nereden çıkmıştı? Olayların hangisi gerçek hangisi sahteydi? Kurgunun gidişatı bu yüzden okunulabilirdi ve yazarın dili bana göre akıcıydı. Çoğu kişiyi Reading Slump dönemine itse de bende öyle bir şey olmadı. Kitap bana göre baştan sona kadar açık ve sade bir dille anlatılmıştı. Yazarın ne yapmaya çalıştığını tahmin ettiğimden dolayı sonunun tadını kendi kendime kaçırdım resmen.... Çünkü aynı tarzda bir kitap daha okuduğum dan çarpıcı son benim için sönük kaldı. Birebir diğer kitapla aynı sonu okumuş oldum. Belki o kitabı okumayıp ilk önce Kördüğümü okusaydım, herkes gibi bende sonunda çok şaşırırdım. Yine de sonu farklı ve ucu açık bırakılmıştı. Fakat kitap adına bende eksik olan bir şeyler vardı. Kitap kurgu ve olay örgüsü bakımından eksikti. Ara kitap için ideal ve çarpıcı sonu için okunulabilir.