"Yaralarım benim canımı yakmaz, Pamuk. Ama senin yaran... Benim canımı paramparça eder."
Herkese selamlar Askeri kurgulara doyamayan ben bir yenisini daha heybeme ekledim de geldim. Yalniz bu sefer ki kahkaha komasına soktu desem abartmam. Evet #gökçen den bahsediyorum Sahneler aklıma geldikçe oldugum yerde gülüyorum hala kendi kendime, gören yanlış anlamasa bari
Canim Maşide Bedir o kadar övdü ve sevdi ki onun tavsiyesi üzerine sevgili @kitaplariayarlamaenstitusu ile birlikte okuduk ve ikimizin de ortak düşüncesi iyi ki okuduk oldu. Sahsen ben çok sevdim ve begendim. Öyle edebi cümleler veya betimlemeler yok. Ki zaten benim en sevdiğim kisimda burası oldu diyebilirim. Bu samimi dil ile kitaba ve özellikle karakterlere aşırı bağlandım. Hepsi sanki arkadaşım oldu okuma sırasında.
Kitap her bölüm başında geçmişten bir kesit ile başlıyordu. Geçmiş sahnelerde Gökçen ve Murathan'in çocukluk anıları ve aileleri ile birlikte geçirdikleri kısacık mutlu zamanlardan anılar vardı. Bu kısımlari okurken Gökçen'in Murathan'a yaptıklarına ayy ne güldüm. Ne fena bir çocukmuş o öyle, tam bir cadıymis Yazık ya Murathan'a, garibim elinde ne çekmiş. Ama cekmiste o kadar gık dememiş, yine koruyup kollamis Pamuk'unu, kendi küçük aklıyla sevmiş. Ahh canim Kepcuk'um Kizim olsaydi senin gibi bir damat getirsin isterdim Ama tabi hep guldurmedi de aglattigi sahnelerde vardi ki kalbimi bıraktım oralarda Bu durumun gerçek olduğunu bilmek ise iki katı acıttı canımı
Gunumuz sahnelerinde de Gökçen ve Murathan'in yine başlarına gelmeyen kalmadı. Bir de bunlara Murathan'in Barut Tim'i eklenince değmeyin keyfime. İki sahne vardı kahkaha krizine girdiğim, biri horoz kovalama sahnesi biri de Murathan'in tüm askerlerin önünde telefonun çaldığı sahne. Resmen koptum okuyun anlarsınız ne demek istediğimi.
Ha bir de son olarak Murathan'in bitmeyen aşkına ben bittim arkadaşlar, bir adam düşünün sevdiği mutlu olsun diye onun hayatına girmemiş. Beklemiş ki Pamuk'u onu bulsun ve ona gelsin diye. Ki buldu da...
@lorressima Cok acil ikinci kitaba ihtiyacım var ve hatta bu seri mümkünse sonsuza dek sürsün, kimse okumazsa ben okurum
Gökçen ve Murathan ayni askeri lojmanda yaşayan ve aileleri çok yakın olan iki çocukluk arkadaşıdır. İkisininde babası aynı gün şehit olunca memleketlerine geri dönerler. Ama birbirlerini asla unutmazlar. Bunun icin ne kadar caba harcasalarda ustelik. Aradan 20 yıl geçer ve Gökçen doktor, Murathan ise asker olmuştur. Gökçen'in tayini Silopi'ye çıkınca Murathan'in annesi ona haber verir ve yillar sonra ilk kez Pamuk'unu havalimaninda görür ve görür görmez onun gökyüzünu andiran gozlerinden tanır. Gokcen'den uzak kalmak icin de haftalar boyunca iletişime geçmez. Ancak Gökçen'in bulunduğu yerden de bela eksik olmayınca Silopi'de işler karışır ve Murathan uzak kalmak istedigi Gökçen'den artik uzak kalamayacaktir.
GökçenLoresima