Puan vermedi·280 syf.··
2024 114. kitabı
Cahit Sıtkı Tarancı Şairlerin ölüm duygusu kendi hayal güçleriyle oluşmaktadır. Cahit Sıtkı da ölümü ve yalnızlığı hayaliyle birleştirerek konu eder. Aklına sürekli ölümünü getirir ve ondan kurtulmanın yolunu arar. Ne doğan güne hükmüm geçer, Ne halden anlayan bulunur; Ah aklımdan ölümüm geçer; Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur. Cahit Sıtkı, şiirinde “ölüm” temalarına 1935 yıllarından sonra yer verir. Bu korku ona yaşamanın kıymetini gösterir ve hayatın güzelliğini yaşamak ister. Cahit Sıtkı da var olan bu yalnızlık ve ölüm teması şiirlerine bazen korku bazen de kabulleniş olarak yansır. Ölüm düşüncesi onu ne kadar rahatsız ederse etsin onu aklından çıkartmayı arzular. Otuz Beş Yaş Şiiri ve Ölüm Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider. Bu birinci bentte bize Dante'yi hatırlatan şair delikanlılık zamanının o ışığının dinçliğinin kaybolduğunu Ağlasak da yakarsak da gözümüzün yaşına bakmadan gideceğini vurgular. Artık değişim başlamıştır bu yaştan sonra insanoğlu çaresizdir bunun karşısında. Yükselmekte olan insan artık gerilemeye başlamıştır. ... Neylersin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanmadın olacak. Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında. Bu dizenin ilk mısralarında artık bir kabulleniş söz konusudur. Cahit Sıtkı teslim olmuştur. Ölüm uyku gibidir uyursun uyanırsın, uyursun uyanamaz olursun. Nerde, ne zaman gelir bilinmez ölümün işine kanaat getirilmez. Herkes bir salayla bu dünyadan yolcu edilecek, Kendini avuttuğu o taht misali musalla taşına her insan yatacak.
Otuz Beş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Can Yayınları · 202014,1bin okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.