Bir akıl hastanesi var ama adı ev. Çeşit çeşit hastalar var ama adları hasta değil, misafir. Başhekime baba, hemşirelere ise abla deniyor.
Kitabın ana karakteri Esin, evin misafirlerinden. Diğer önemli karakter ise Rikkat. Rikkat ise evin ablası. Bu iki kadın üzerinden şekilleniyor hikaye. Eser birinci ağızdan yazılmış. Her karakter kendi hikayesini anlatıyor. Esin gencecik bir kadın. Ev içerisinde umutsuzlukla debelenen, kendine yer arayan, her şeye rağmen mutlu olmaya çalışan ve kendiyle hesaplaşan bir kadın. Bu hesaplaşmada oldukça eksik parçalar var. Neden bu evde yaşadığını, neden hasta olduğunu bilmiyor. Her şey büyük bir bilinmezlik etrafında dönüyor. Esin bu bilinmezliği ince ince anlatıyor. Rikkat ise evin ablası. Hastalara, özellikle Esin’e pek acıyor. O da geçmişiyle hesaplaşan ve yaşı ilerlemiş bir kadın. Annesinin ve ailesinin hatıraları ile yaşıyor. Biraz ürkütücü ve çokça merak uyandırıcı bir hikayesi var. Bu iki dramatik hikâyeye eklenen aşklar var. Biri geçmişe gömülmüş, diğeri ise geleceğe yönelmiş ve umutla var olmayı bekliyor. Satırların arasında bireysel olma hali, toplumsal bellek, aile, çocukluk travmaları, hafızanın unutmayla kavgası, geçmişin geleceğe baskısı; hepsinin kokusunu alıyorsunuz. Acı ve ironiyle harmanlanmış bir aşk ve umut romanı bile denebilir. Misafir