Aşk, Ölüm, Vazgeçiş, Kurtuluş. Kısaca insana dair her şey...
8/10
·520 syf.··
2024 1. kitabı
En sevdiğim anlatım tarzı. Seni olayın yaşandığı yere bağlar, sayfalarca oradan ayrılmana izin vermez. Kahraman ne kadar acı çekiyorsa, ne kadar sıkılıyorsa, ne kadar bunalıyorsa sen de o kadar hissediyorsun. Hayatta başına acı olaylar isabet etmiş insanlar bilir ki, istese de o olaydan kurtulamaz aniden. Çukur gibidir bazı olaylar, düşünce içine çıkmak için dipte olmayı iliklerine kadar hissedersin. Oğuz Atay'ın kitaplarında da bu vardır, Orhan Pamuk kitaplarında da. Kahramanımız Kemal, bir aşka düşer, ki düşer kelimesini bilerek kullanıyorum çünkü bu aşk tam olarak düşmektir. Fusün için, arkadaşlarından, ailesinden ve hatta hali hazırdaki nişanlısından kopar. Sekiz yıl, dile kolay sekiz yıl bir çukurda, ne tesadüftür ki adı, ÇUKURCUMA semtindeki bir evde dipte yaşamaya razı olur. Freud olsa bilinçaltı derdi belki o ev için. Joseph Campell'ın "Kahramanın Sonsuz Yolculuğu" döngüsündeki öte diyardır o ev. Klasik anlatılardan örnek verirsek Gılgamış'ın evini yurdunu terk edip çıktığı yolculuktur. Büyümektir en tabi, psikolojik olarak büyür Kemal o evde. Bazen kızarız, bazen hak veririz Kemal'e. Çok şey yaşanır Çukurcuma'daki o evde. Ve sonra müze olur, Masumiyet Müzesi. Bu müze fikri ölüm/yas literatürü çerçevesinde değerlendirildiğinde Vamık Volkan' ın "bağlantı nesneleri" dediği kavrama tekabül eder. Bir psikolojik danışman olarak, seanslarda sıklıkla karşıma çıkar. Ölen birinin eşyalarından bir an önce kurtulmak da yasla bir mücadeledir onun eşylarını bilinçsizce saklayıp sonunda bir müzede sergilmeye kadar götürmek de. İnsanın kendisiyle hesaplaşması olarak okunabilecek bir kitaptır. Aşktan ötedir anlatılan. Okuması kolay olmayan, insanı derin düşüncelere ve hislere sürükleyen bir kitaptır. Kısacası, güzel kitaptır vesselam, insan ve insana dair her şeyle dolu bir kitaptır. İyi okumalar.
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
·
97 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.