8/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
Stefan Zweıg’ın okuduğum üçüncü eseri ve her seferinde insanlar üzerindeki psikolojik tahlillerine hayran kalıyorum. İnsanların iç dünyasını çok iyi analiz edip bunu kitaplarına yansıtmayı başarıyor. Zweig Mecburiyet ismini verdiği bu kitapta da kendi ülkelerindeki savaştan kaçıp İsviçre’ye sığınan Ferdinand ve esi Paula’nın iç dünyasını çok iyi yansıtmaktadır. Ferdinand bu eserde yalnızca savaştan kaçmış bir aristokratı değil, ahlaki bir ikilemi de simgelemektedir; aşk ya da vatan. Ferdinand ülkesindeki savaş sırasında eşi Paula ile birlikte İsviçre’ye yerleşmiş bir aristokrattır. İsviçre’de eşi ile birlikte savaşın vahşetinden uzak bir yaşam sürmektedirler lakin Ferdinand burada da kendisini özgür hissedemez çünkü İsviçre'deki sakin hayatına rağmen, vatanını terk etmenin ağırlığıyla boğuşur. Ferdinand bu iç huzursuzluğuyla uğraşırken bir posta alır. Bu posta, Ferdinand’ı ülkesindeki savaş için askere çağıran konsolosluktan gelmektedir. Ferdinand bu süreden sonra tam anlamıyla bir ikilem arasında kalır. Ferdinand ve Paula savaşın bir insanlık suçu olduğunu düşünmektedir. Ferdinand başkaları için savaşmak ve sadece askeri bir sayıdan ibaret olmak istemiyordur ancak vatanı için askere gitmeyi de bir zorunluluk, mecburiyet olarak görmektedir. Ferdinand, Eşi Paula’nın askere gitmemesi yönündeki güçlü iradesi ve ısrarlarına rağmen kendi zihnindeki “vatani görev, zorunluluk” gibi düşüncelere engel olamamaktadır. Bir tarafta hayatının aşkı Paula ve özgürlük diğer tarafta da vatanı söz konusudur.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,2bin okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.