Puan vermedi·198 syf.····Okunma: 07 Şubat 2024 01:45 Kitapta Holden adında 16 yaşındaki bir gencin okuldan atıldıktan sonraki 3 günü anlatılıyor. Kitap bir ergenin dilinden çıkmışçasına yazılmış. Üzerinde en çok tartışılan ve beğenilmeyen kismıda bu. Bazıları üslubunu çok kaba ve basit buluyor. Ben ise diğerleri gibi düşünüyorum bir kitap illa belirli bazı üslup kalıplarına göre yazılmak zorunda değil diye düşünüyorum. Ayrıca böylesi Holden'ı ve o ergenlik sancılarını daha iyi görebiliyoruz. Tabi bu durum bazen kitapta sizi rahatsız ediyor bazen ise hoşunuza gidebiliyor. Benim için böyle oldu açıkçası. Kitap üzerine yaşanılan tartışma gibi Holden da bana göre üzerinde tartışılacak bir karakter. Bir yandan toplumu eleştiren bir genç görüyoruz diğer yandan ise eleştirdiklerini kendisi de yapan kendiyle celişen birini görüyoruz. Bu durum tamda ergenliği yansıtıyor gibi. Holden'ı bazen sevdim bazen nefret ettim beni de çelişkiye düşürdü. Kitap okurken en sevdiğim şey kendimi kitapta görebilmem ve karakterlerin yerine kendimi koyabilmem. Kitap beni bunda bile çelişkiye düşürdü bazen ordayım bazen değil. Bu yüzden başlığa çelişki yazdım. Kitabı beğendim açıkçası ama kötü yanlarını görmezden gelip övmekte istemiyorum belirli bir noktadan sonra olayların nasıl ilerleyeceğini anlayabiliyorsunuz. Bir kaç yerde bir sürpriz oluyor ve biraz eğlenebiliyorsunuz. Holden'ın otel odasından bakarken gördükleri beni biraz güldürdü açıkçası. Ne kadar eleştirsekde aslında argonun eğlenceli bir tarafıda var en azından benim için öyle. Beni en çok etkileyen ise Holden'ın kız kardeşina olan sevgisi. Kız kardeşi ile olan diyalogları beni hep çok etkiledi. Bir kardeşi olanlarda belki benim gibi hissetmislerdir. Kız kardeşine olan sevgisini görünce aklıma holden'ın "kızları çok seviyorum" sözü geliyor. Kızları derken belkide tümünü kastetmiştir sadece cinsellik olarak da dememiştir belki bunu. Aile sevgisi, kardeşlik, bağlılık vs. Tüm bunlardan bahsetmiş te olabilir.