Selam! Tüm kitapsever dostlarıma mutlu akşamlar ve kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum.
Güçlü kadın/annenin, Cahide Hanım'ın zayıf kızı Karya. Uzun yıllar önce sevdiği genç ile ayrılmalarının kendisine yaşatmış olduğu tramva ile baş edemeyip psikolojik sağlığını yitiriyor. Yıllar yılı farklı ilaç ve teknikler ile ayakta tedavi görmesine rağmen iyileşme görülmemesi üzerine ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde yatarak tedavi edilmesine karar veriliyor. İlerleyen yaşı ile birlikte kızı ile ilgili kaygıları olan Cahide Hanım onun iyileşme umuduna tutunarak bu tedaviye razı oluyor.
Ağır bir şizofrenik vaka olan Karya beraberinde obsesyonlar da göstermektedir.
Hastanede kaldığı süreçte Karya farklı tramvalar yaşarken bunların bir kısmı görünür bir kısmı ise sadece kendi iç dünyasında olurken tedavi ve bakımından sorumlu olanların haberi bile olmaz. Karya'nın gerileme gösteren bir tedavi süreci vardır ve hani halk arasında umut olmayan hastalar için söylenen iki iyilikten biri beklenir.
Duru, akıcı bir anlatımla kaleme alınmış olan kitap mekansal ve duygusal tasvirleri ile okurunu o atmosferin içerisine sokuyor. Şizofreni ile ilgili Karya ve diğer hastalar üzerinden bilgiler sunarken bunu okurunun gözüne sokup alın size akademik bilgi demiyor. Bununla beraber hastalara uygulanan tedavi yöntemleri ile ilgili tıbbi terimler kullanılırken akış içerisinde gayet doğal bir şekilde veriliyor. Hastanın ateşine baktı der gibi söylüyor sismoterapiyi de.
Karya 'nın Tanrı sorgulaması, bu sorgulama esnasında halisünasyonları ile iletişimi, din, vicdan, sevgi, pişmanlık sorgulamalarını okumak ve çok da iç açıcı bir yer olmasa da onunla birlikte kurgu atmosferini hissetmek benim için keyifli bir okuma deneyimi oldu.
Psikolojik romanlar okumayı sevenler, özellikle de şizoidlerin iç dünyasını görmek isteyenler bu kitabı muhakkak okumalı.