Puan vermedi·394 syf.··
2024 3. kitabı
Dostoyevski'yi, okuduklarım dahil, yine okuyorum. Ezilenler'i daha önce okumuş olsaydım, sanırım, unutmazdım. İki kız babası olarak, Nataşa ve Nelli'nin acıklı öykülerinde sürüklenirken, hayır diyordum, okumuş olsaydım, unutmazdım. Nataşa'nın baba evine pişmanlıkla dönüşünün anlatıldığı kısımda zaten koptum, gözlerim yaşardı. Nataşa'nın, Nelli'nin annesinin yaşadığına benzer aşk aptallığının (evet, aşk aptallıktır, en zeki insanı bile aptallaştırır) ağır sonuçlarına uğramasına durumu sezen Vanya engel oldu. Nelli’yi tam zamanında devreye soktu ve Nataşa’nın babasına ailesi tarafından reddedilen kızların akıbetlerinin neler olabileceğini gösterdi. Ben bu hikayede Prens’e takıldım kaldım, tam bir oportünist idi. Olay ve değişen durumlara göre karakterinin omurgası bencilliğini ve herkesi, her şeyi kendi çıkarı için kurban edebileceğini görmek insandaki kötülüğün hadsizliğini bir daha derinden hissettirdi. Ünvan ve paraya düşkünlüğü de asıl düşkünlüğü olan kadınlar için bir araçtan başka bir şey değildi. Gücü ve parayı hedonist kişiliğinin temel zevklerini (özellikle erkekler olarak hepimizde var bu) tatmin için kullanıyordu. Vanya’yı götürdüğü yemekteki konuşmasını bulup okuyun bence. Tirat gibi. Şu alıntı fikir verecektir: "İdealsiz de çok hoş bir ömür sürülebilir." Ve tabii bu: "Hayatta o kadar güzel şeyler var ki. Mevki, rütbe, büyük oyun; kumara bayılırım. Hepsinin üstünde de kadınlar... kadınların her çeşidini, hatta çeşnisi değişik olsun diye, iğrenç bir sefih olanını bile severim..." Adamım yaaa! :)
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
55 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Coсруко
Gönderi Sahibi
Unvan'ı ünvan yaptı yine sahi, TDK.