Af kararının belirginlik kazanması üzerine yine Tan gazetesi Haleb'de bulunan Refik Halid'e bir telgraf çekerek "yurda kavuşmaya ait duygularını" sormuştu. O zaman daha "Karakayış" soyadını kullanan Refik Halid'in gönderdiği telgraf ise gene 2 haziran tarihli nüshasının baş sayfasında iri puntolarla yer alıyordu: "Dönüş sevincim katmerlidir. Sevgili yurdumu ne halde bıraktım? Nasıl bir harika ile karşılaşacağım. Dumanı yaslı tüten bir fabrika bacası tanırdım: Zeytinburnu... Ankara'da tek bina Taşhan'dı. Bankalarda dilimiz ötmez, şirketlerde sözümüz sökmezdi. Trende Türkçemi Rumlaştırmadan biletçiye meramımı anlatamazdım. Tokatlıyan'da frenkçe söylemezsem garsona dilediğimi kolayca yaptıramazdım. Plajlarımızda yüzen yabancılara kıyıdan korkarak bakar, Avrupa'dan dönerken huduttan şapkamı pencereden atardım. Memlekette toprağın kurusu bizim, yaşı elindi. Bıraktığım haldeki bu vatan yerine istiklal ve mucize ülkesine kavuşmaktan duyduğum heyecan içinde, şu yaşımda ağlar güler ilan bebeklerine döndüm. Mütemadiyen tekrarladığım söz: Yaşa Atatürk, beni gurbette de göğsümü kabartarak yaşatan Atatürk. Refik Halit Karakayış''
Sayfa 150·Kitabı okudu
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.