Şu incelemeyi yazıp yeni kitaba başlamak zorundayım yoksa kitapsızlıktan kafayı yiyeceğim. Çok daha önce yazmam gerekiyordu aslında ancak sürekli ertelemeye yatkın biri olduğumdan ötürü anca bilgisayarımı bu iş için açabildim. Kitabı buradaki düzenli gitmeye çalıştığım bir sahafta bulup yazarı ve üslubunu çok sevdiğim için almıştım, ancak arkasını okuyunca beni daha da çok merak ettirdi. Türk bir kadın ve yazarın kendisinin başkarakter olması beni kitaba çeken etenler oldular ve sonunda okuyabildim. O zaman incelememize geçelim.
Açıkçası benim hoşuma giden ve beni düşündüren bir kitap oldu. Kitabımızın baş karakteri, aynı zamanda yazarımız olan Paulo Coelho hayatındaki monotonluktan sıkılır ve kitaptaki ustası olan J.'nin de teşvikiyle yolculuğa çıkmaya karar verir.
Sevgili yazarımızın yaşamından bir kesit gibi görünen bu kitabın gerçekten yaşanmış olup olmadığını bilmiyorum ancak sadece umarım yaşanmamıştır diyebilirim, eşini neredeyse aldatıp bir de bunu kitaplaştırmanın kabul edilebilir bir yanı olduğunu düşünmüyorum.
Daha sonrasında imza günleri için çeşitli ülkeleri gezer ve son olarak Rusya'yı trenle baştan başa kat edip imza günleri düzenlemeye karar verir. Yolda ise çok başarılı keman çalan bir Türk kadını olan Hilal'le tanışır. Hilal, ona ateşi yakması gerektiğiyle alakalı bir hikaye anlatır ve yol boyunca yanından ayrılmaz. Ancak bu tesadüfi bir karşılaşma değildir, çünkü onlar önceki hayatlarında tanışmışlardır.
Kitap 'Spiritüalizm' konusu üzerine gidiyor aslında. Bu konuyla çok ilgim olmasa da yazarın dilini seviyorum, okuması benim için keyifliydi ve bu konuları merak etmemi de sağladı açıkçası. Özellikle 'reenkarnasyon ile ilgili kısımları çok ilgimi çekti ve 'neden olmasın ki?' dedim kendi kendime. Ve bu konuyu araştıracağım. İşte bu şekilde değişik konuları merak ettirip kendime ait ilgi alanları bulmamı sağlayan kitapları çok seviyorum.
Kitabın ismini aldığı 'Elif' kavramı da bu durumla ilgili ruhani bir kavram aslında. En basit haliyle, yazarımız şu şekilde bahsediyor Elif'ten:
"Elif'teydim, her şeyin aynı yerde, aynı anda bulunduğu noktada."
Çok yerinde bir tanımlama ve kitabın özeti şeklindeki bir başlık olmuş aslında.
Kitabı okursanız eğer, sayfa 31'deki cennet ve cehennem düşüncesi de çok hoşuma gitmişti, şimdi anlıyorum ki bana biraz kendimi de sorgulattı ve gerçekten ne hissettiğimi ve istediğimi anlamam konusunda bana yardımcı oldu diyebilirim sanırım.
Onun haricinde yazarın dinler ve bu ruhani yaşam konusunda ne kadar bilgili olduğunu ve ne düşündüğünü anlıyorsunuz az çok okuyunca. Bu da güzel bir detaydı.
En başlarda birkaç sayfayı anlamakta gerçekten zorlandığımı ve tekrar tekrar okuduğumu itiraf etmeliyim ancak biraz kitaba alışınca ve kitap yavaş yavaş ilerleyince daha rahat aktı ve gitti.
İlk bakışta Hilal ile yazarımız arasındaki hikayeden dolayı roman bir aşk hikayesine dönüşecek gibi dursa da alakası yok, bambaşka bir şeyden bahsedilmiş kitapta yukarıda anlattığım gibi. Ancak yine de Hilal ile yazar arasındaki sahnelerde sürekli yazarın eşiyle empati yaptım ve neredeyse aldatma saydım, bence bu şekilde olmamalıydı.
Yine de olumsuz yorumların aksine, benim hoşuma giden bir kitap oldu. Okumayı düşünen arkadaşlara tavsiye ederim.
Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Herkese iyi okumalar diliyorum.