Rengarenk bir yaz tatilini beklerken, Şebnem'in ailesinin memleketlerine zorunlu bir sürgün başlıyor. Sürgün Konak'ta geçen günler, kabuslarla dolu bir labirente dönüşüyor. Şebnem ve Nilgün'ün benzer kabusları paylaşması, aileleriyle birlikte psikolog desteği aramalarına yol açıyor. Töre ile ilgili değerlerin sorgulandığı, aile içi iletişimin önemini vurgulayan bu gençlik romanı, sade anlatımıyla 96 sayfada derin izler bırakıyor. Geçmişin gölgesinde gizemli bir konak, deli dolu Şebnem ve kabusların ardındaki sırlar... Keyifli okumalar!"