8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2024 23:14
“Kim Aşk Hüsn’dir ayn-i Hüsn Aşk” Meali: Çünkü Aşk Hüsn’dü, Hüsn de Aşk’ın ta kendisi… Özeti bu kitabımızın, tasavvuf okumadım, mesnevi incelemedim, Divan edebiyatını bir tek lise edebiyat derslerinde gördüm demem artık. Özetle durum şu şekilde, Sevgioğulları isimli Arap kabilesinde “Hüsn (güzellik)” isimli bir kız ve “Aşk” isimli bir erkek doğuyor. Bunlar “Edep” okulunda birlikte okuyup “Mana” gezinti yerinde dolaşıyorlar, birlikte büyüyorlar, aşık oluyorlar vs. Burada “Sühan (söz)” isimli bir yaşlı adam da var. “Hayret” isimli biri ise bu iki aşığı birbirinden ayırıyor. Aşk’ın lalası “Gayret”, Hüsn’ün dadısı “İsmet”. Aşk, Hüsn’ü kabile büyüklerinden istiyor, onlar da Aşkla alay edip “Kalb” ülkesinden “kimya”yı getirmesi gerektiğini söylüyorlar. Böylece Aşk’ın Gayretle birlikte yolculuğu başlıyor. Daha bir adım atmadan içinde bir devin yaşadığı kuyulara mı düşmüyorlar, “Gam” ülkesinde cadıyla mı savaşmıyorlar, gulyabanilerin kandırıp gemilere bindirmesinden mi kaçmıyorlar, Çin sultanının kızı “Hüş-Ruba’ya (bir anlamda nefis)” kanıp orayı yakarak mı kurtulmuyorlar. Bütün bu yolculukta Aşk hep belaya bulaşıyor, çaresiz, feryat figan modda, her defasında da çeşitli kılıklarda Sühan gelip bunları kurtarıp yollarına devam etmelerini sağlıyor. Sonundaysa başladığı noktaya dönüyor, Hüsn’üne kavuşuyor, anlıyor ki Hüsn aslında aşkmış, aşk da Hüsn… Sonunu yazmakta bir sakınca görmedim, çünkü zaten tasavvufun temelini anlatıyor, mecazi (insana duyulan) aşktan ilahi aşka uzanma (Seyr u Suluk). Ve tabi bir çeşit metafor, tırnak içinde anlamlarıyla yazdığım sözcüklere dikkat edersek, aslında olaylardan çok manalar önemli. Ve tabi bunları ifade ediş şekli eseri Dünya klasikleri arasına sokan. Teşhise dayanan mesnevinin nadir örneklerinden olarak ifade edilmiş. 1700ler Osmanlısında İstanbul’da doğan Şeyh Galib’in o zamanki Divan edebiyatı şairlerinde moda olan Sebk-i Hindi denilen bol betimlemeli, kulağını öbür eliyle tutturan İran etkili tarzı çok güzel kullanışı ve aslında sade dili. Bir çeşit iddia ile yazıyor eseri Şeyh Galib, bir dost meclisinde Nabi’nin Hayr-Abad isimli eserinin çok övülmesi (ki kendisi eserin çalıntı olduğunu söylüyor) ve bunun üzerine bir nazire yazılmasının mümkün olmadığının söylenmesi üzerine, çekiliiin diyor ben geliyorum. Bunların hepsi uzun uzun eserde hikaye aralarında anlatılmış, ben bu eseri neden yazdım diye. Ayrıca mesnevilere uygun tarzda giriş bölümünde Allah’a, Peygambere, Mevlana’ya ve babasına övgü bölümleri var, hatta bu bölümler o kadar uzun ki eserin yarısına yakınını oluşturuyor nerdeyse. Tabiki böyle bir eser, mesnevinin güzel Türkçe çevirisi ve nerdeyse bir o kadar uzun ve ayrıntılı çevirmen notları olmasa okunup anlaşılamazdı, bu nedenle ciddi bir emekle edebi ve bilimsel araştırma sunan çevirmenimizi de çok tebrik etmek gerek. İlgi duyanların, gençlerin, bakış açısını genişletmek isteyenlerin, bu Divan edebiyatı, mesnevi, tasavvuf neymiş diyenlerin mutlaka okuması gereken bir eser.
Dünya Klasikleri
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,681 okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.