Hüsn Ü Aşk

9,5/10  (16 Oy) · 
38 okunma  · 
12 beğeni  · 
1.136 gösterim
Klâsik edebiyatımızın ikinci büyük mesnevisi ve bütün bir dünya edebiyatının en görkemli eserlerinden biri olan Hüsnü Aşk ne yazık ki şimdiye kadar yanlış ve eksik çevirilerin kurbanı olmuş ve bu çok renkli ve çok yönlü eser, hep tek yanlı ve dar bir çerçeveden değerlendirilmiştir. Sebk-i Hindî (Hint üslûbu) dediğimiz girift hayallerin, çok zengin tarihî, estetik, kültürel çağrışımların hakim olduğu bir üslûpla kaleme alınan Hüsn ü Aşk'a bütüncü bir açıdan bakıldığında görülecektir ki; onda sadece tasavvuftaki vahdet-i vücut düşüncesinin sembolik ve alegorik anlatımı yoktur. O, klâsik edebiyatın bütün meselelerine vakıf büyük bir sanatkârın, Hint üslûbunun insan düşüncesini muhayyilenin engin denizinde sonsuz derinliklere daldıran etkisi altında altı aylık müthiş bir beyin fırtınası ile kaleme aldığı, fantastik ve poetik yanının tasavvufî yanından hiç de geri kalmadığı bir şiir anıtıdır... Kitapta, sol sayfalarda Hüsn ü Aşk'ın bugünkü harflerle okunuşu verilmiş; sağ sayfalarda da o beyitler nesir diline aktarılmıştır. Beyitlerin anlaşılabilmesi için yapılması gereken açıklamalar da (454 madde hâlinde) ilgili sayfaların altlarına konulmuştur. Bu notlar ve açıklamalar ve ayrıca beyitlerin nesre çevrilişi sırasında parantez içerisinde yapılan ilâvelerle kitap bir nesre çevirinin boyutlarını aşmış ve artık bir "Hüsn ü Aşk şerhi" niteliğini kazanmıştır.
Yorumlar: İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Eski Türk Edebiyatı öğretim üyesi Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan, 16. yüzyılın büyük şairi Fuzulî’nin ölümsüz eseri Leylâ ve Mecnun’unun yayımından sonra şimdi de Türk edebiyatının ikinci büyük mesnevisi ve bütün dünya edebiyatının şaheserlerinden biri olan Hüsn ü Aşk’ı neşretti.
18.yüzyılın güçlü şairi Şeyh Galib’in şimdiye kadar yanlış çevirilerin kurbanı olmuş ve hakkında hep tek yanlı ve eksik hükümler verilmiş bulunan Hüsn ü Aşk adlı eseri, aslında sebk-i Hindî (Hint üslûbu) dediğimiz, girift hayallerin, engin tarihî, estetik ve kültürel çağrışımların hâkim olduğu bir üslûpla kaleme alınmıştır ve çok yönlülük özelliği gösterir. Bunu sadece vahdet-i vücut düşüncesinin alegorik ve sembolik açılımından ibaretmiş gibi göstermek, gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Hüsn ü Aşk, klâsik edebiyatın bütün meselelerine vâkıf dâhi bir sanatkârın, Hint üslûbunun insan düşüncesini muhayyilenin engin denizinde sonsuz derinliklere daldırtan etkisi altında altı aylık müthiş bir ruh ve beyin fırtınası ile kaleme aldığı, fantastik ve poetik yanının tasavvufî yanından hiç de geri kalmadığı bir şiir anıtıdır.

Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan’ın üç yıldan fazla süren ve bir arkeolojik kazı titizliği ile önemli bulgulara ulaşan çabasının eseri olan bu kitapta sol sayfalarda Hüsn ü Aşk’ın bugünkü harflerle metni verilmekte; sağ sayfalarda da o sayfadaki beyitlerin nesre çevirileri ve beyit içerisinde değinilmesi gereken hususlar ve açıklamalar bulunmaktadır. Birçoğu haftalar ve aylar süren titiz araştırmaların neticesi olan notlar ve açıklamalar ile, ayrıca beyitlerin nesre çevirisi sırasında ilâve edilen parantez içi bilgi ve ilâvelerle bu kitap bir nesre çevirinin boyutlarını aşmış ve artık bir "Hüsn ü Aşk şerhi" mahiyetini kazanmıştır. Divan edebiyatı sahasının güçlü ismi Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan’ın, Şeyh Galip, Hüsn ü Aşk, klâsik Türk edebiyatı, Hint üslûbu ile ilgili önemli bilgilere yer verdiği ve şimdiye kadar yayımlanmış Hüsn ü Aşk çevirilerinin eksikliklerine değindiği kapsamlı bir Önsöz’ün de yer aldığı "Şeyh Galib Hüsn ü Aşk- Metin, Nesre Çeviri, Notlar ve Açıklamalar" adlı büyük boy 420 sayfalık kitap Ötüken Yayınları arasında çıktı.
  • Baskı Tarihi:
    2002
  • Sayfa Sayısı:
    420
  • ISBN:
    9754374260
  • Çeviri:
    Muhammed Nur Doğan
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
Birsen Erol 
03 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Klâsik Türk edebiyatının son usta şairi Şeyh Galib, Nâbî'nin mesnevisinin üstüne kimse daha iyi yazamaz sözü üzerine tasavvufî alegorik mesnevi şeklinde yazar bu eseri.

Yalnızca bizim ya da doğunun değil, dünya edebiyatının baş yapıtlarından biri. Ne yazık ki dünyayı bırakın ülkemizde bile neredeyse tanınmıyor. Böyle eserleri okuyunca edebiyatın sanat olduğu anlaşılıyor. Kötü yanı, şimdi yazılanlar için edebiyat demek güçleşiyor. Eğer şair Şeyh Galip' se şimdikiler ne? Şimdi şair varsa Şeyh Galip ne idi sorusu cevapsız kalıyor. Sadece aşkı, ilahi aşkı, tasavvufu anlatmıyor. Tüm bir felsefeyi, zihniyeti, yaşam biçimini anlatıyor. Okumak hem zahmetli, hem çok zevkli. Okuma eyleminin kendisini zevk hâline getiren müthiş bir ahenk, dil ve üslup. İçeriğini kavrayabilmek için defalarca okumak yetmez bir de üzerine yapılmış şerhleri, çalışmaları incelemek gerek. Klasik edebiyatımızı ve dili zirveye taşıyan eserlerden. Her kitaplıkta bulunmalı. Okullarda ders konusu olmalı. Yunanistan' da sadece İlyada ayrı bir ders. Bizde de hiç değilse böyle eserlerin birkaçı bir araya getirilip ayrıca bir ders olmalı. Eminim çok daha zarif ve düşünceli insanlar oluruz.

.. 
03 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Lisede.. henüz tasavvuf nedir diye tanim ezberledigim zamanda bir mersiye ile tanistim Galip Dede ile .. Bu mersiyede kendi hocasinin vefati üzerine yasadigi derin sarsintiyi anlatiyordu.. Pek cok Arapca Farsca kelimeyi anlamadigim halde mersiye beni etkilemisti hüzünlendirmisti... Seyh Galip in siirinin bir sesi musikisi SIZISI var . Buyrun kulak kesilin ...

Kitaptan 29 Alıntı

Ben ayrılık hastasıyım; sevgiliyse dertsiz. Zor bu ki gamımı giderecek kişide gam yok.
Bekleyiş gamı çok, ama feryad etmeye bile izin yok.

Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 207)Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 207)

Belki sevgilinin uykusunu incitir diye bahtının bile uyanık olmasını istemezdi.

Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 181 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 181 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Sözün Gerekliliği
Âciz kala tâ o kavm-i güm-râh
Teklif-i nazîre etdi Allah

El-ân yine kâim ü be-câdır
İ'caz-ı kelâm-ı Hayy ü Kâdir

Ger kalmasa şimdi fark u temyiz
Bî-fâidedir o emr-i ta'ciz

Ger şi'rü fesâhet ola nâ-yâb
Kur'ân'ın olur bu fazlı güm-yâb

Ger kalmasa şâir-i sühan-dân
Bürhân-ı Hudâ bulurdı noksân

(Allah, yolunu şaşırmış o topluluğu acze düşürmek için onlara (Kur'an'ın) bir benzerini söylemeleri hususunda meydan okudu*

Her an diri ve mutlak kudret sahibi Tanrı'nın sözünün baş edilemez üstünlüğü hâlen de olduğu gibi devâm etmekte ve yeründe durmaktadır.

Eğer şimdi (söz söylemede) estetik duyarlılık ve iyiyi kötüden ayırt ediş gücü kalmasa, o âciz bırakma işi anlamsızlaşır

Eğer şiir ve fesahat yok olsa Kur'an'ın bu üstünlüğü ortadan kalkar.
Eğer güzel sözden anlayan şâirler bulunmasa, Allah'ın delili noksan kalırdı.)

*: Sure-i Yunus/38 : " Yoksa, «Onu uydurdu,» mu diyorlar? De ki: «Eğer siz doğru sözlü kimseler iseniz, onun misli bir sûre getirin ve Allah'tan başka gücünüz yettiği kimseyi de çağırınız.»"

Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 181 - 760-764. Beyitler, Muhammed Nur Doğan)Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 181 - 760-764. Beyitler, Muhammed Nur Doğan)

Meydan okuma
İşte kalem, işte kişver-i Rum

(İşte kalemim, şairlik hassalarım, dil yeteneğim ve sonsuz hayalgücüm. İşte bu halde kişver-i, diyâr-ı Rum'dan yani dünyanın büyük imparatorluğu olan Roma İmparatorluğu'nun halefinin topraklarından beni geçebilecek bir tane şair arıyorum.)

Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 426 - 2014. Beyit)Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 426 - 2014. Beyit)

Sevgiliye kavuşma düşüncesi yalnız bende değil; ölsem bile mezarımdan çıkan çimenler feryad eder.

Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 228)Hüsn Ü Aşk, Şeyh Galip (Sayfa 228)
3 /