Hüsn-ü Aşk

Şeyh Galip
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Şeyh Galib ve Hüsnündeki Aşk
Puan vermedi·536 syf.·
2020 130. kitabı
Hüsn ü Aşk "Gayret dedi Aşk’a ey birâder Gel yol eri yolda olmak ister" Besmele-Hamdele-Salvele.. Merhum Şeyh Galib Hazretlerini Rahmetle yâd edelim. Hamd ile salvele getirip evvala; Hazretin ruhuna bir Fatiha armağan edelim. Elimden geldiğince ve kalemim yettiğince, bu şaheseri terennüme ve dahi izaha yelteneceğim. Haddimiz ile güreşe tutuşuyor ve teşebbüsümüzün "çocuk aklı işte!" şefkatiyle mazur görülmesini temenni ediyoruz. Derine inmeden, yüzeysel bir anlatı sunmaya gayret edeceğim. "Bir halk ozanına nazım ile destan yaz deseniz, bir çırpıda tamam eder ve fakat bir dilekçe yaz deseniz apışıp kalır" çıkarsamasına dayanarak söylüyorum ki; nesir hususundaki acziyetim zatımca malumdur. Tahammülünüzü istirham ediyorum. Şüphesiz sürc-i lisan edeceğiz, affola. *** Kadim edebiyatımızın, asırlar boyunca mazmunları ve bu mazmunlarla teşbihe sedrettiği Leyla ile Mecnun nüktesini aşındırdığı demlerdi. Divan şairleri ve halk ozanları evvela şiirlerinde Mecnun makamına çıkmaya çalışıyordu. Aşıkların kutbu olarak telaffuz edilen Mecnun, şairin aşkta çıkabileceği en ulvi makamdı ve bu makamın postnişini Mecnun idi. Bu yüzden şairler, Mecnun'a mürid olma yarışındaydı. Divan Edebiyatında Mecnun; "Hevâ-yı aşk ile Mecnûn kenâr-ı maksada erdi Uyupakla Felâtûn gark-ı bahr-ı hayret olmışdur" (Mecnûn, aşk arzusuyla maksadının sahiline ulaştı, fakat Eflâtûn, akla uyarak hayret denizinde boğuldu.) / Fehîm Yahut: "Anınçün murg Mecnun başı üstünde mekan eyler Ki kûy-ı Leyla hâşâkından anca âşiyan eyler" (Kuşlar senin başında yuva yapsa şaşıracak ne var? Kays'ın başı irfan aleminin bağdaki ağaçları gibi değil miydi?) / Seliki
Şiir
Hüsn-ü AşkŞeyh Galip · Yelkenli Yayınevi · 20201,678 okunma
Hüsn-ü Aşk
10/10
·464 syf.··
2022 77. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2022 18:59
Hüsn-ü Aşk, Şeyh Galib'in meşhur tasavvuf konulu mesnevilerinden biridir. Hatime yani eserin sonunda ebced hesabıyla Hüsn-ü Aşk'ın tamamladığı tarihi miladi 1783 olarak belirtmiştir. Konusu, Hüsn adında bir kız ile Aşk adında bir erkeğin aşkını anlatan, tasavvufi bir temaya sahip mesnevidir. Bu mesnevinin diğer mesnevilerden farkı nedir diyecek olursanız eğer, ilk olarak bir kızın erkeğe aşık olmasıdır derim. Yani Sevgili maşuk olacakken aşık olmuş, erkek ise aşık olacakken maşuk olmuştur. Eserin ilerleyen bölümlerinde ise bu durum tersine dönmektedir diyebiliriz. Verilen mesaj ise birliktelikte ikililiğin olmadığı asıl olanın teklik olduğudur. Tasavvufi mesnevilerde olduğu gibi sembolik kişiler burada da görülmektedir. Bu sembolik öğeler Aşk'ın Hüsn'e kavuşması için yola çıkması ve bu yolda türlü belalara rastlaması vasıtasıyla verilmektedir. Şeyh Galib bu eseri bir gün dost meclisinde bahsi geçen bir konu üzerine kaleme aldığını belirtmiştir; meclistekiler Nabi'nin Hayrabad adlı eserini çok övmüşler ve bunun üzerine de Şeyh Galib Hayrabad'ın konusunu Feridüddin Attar'dan aldığını ve hiçbir orjinalliğinin bulunmadığını iddia etmiştir. Meclistekiler de bu iddiasına karşılık bu türden bir eser kaleme almasını istemişlerdir. İşte Hüsn-ü Aşk bu şekilde meydana gelmiştir. Muhammet Nur Doğan eseri oldukça yalın bir şekilde çevirmiş ve not ve açıklamalarıyla bizi bilmediğimiz bazı kelimelerde bilgi sahibi olmamızı sağlamıştır. Kitabın boyuttu bilindik kitap boyu ve genişliğinden farklı olarak daha uzun ve geniştir fakat bu gözünüzü korkutmasın, su gibi bir anlatıma sahip olduğu için akıp gidiyor. Bu tür mesnevilere ilgisi olan ya da edebiyatımızdaki böyle kıymetli bir eseri okumamak olmaz diyenlere önerimdir :)
Edebiyat
Hüsn-ü AşkŞeyh Galip · Yelkenli Yayınevi · 20201,678 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2025 4. kitabı
Mesnevînin kahramanları Hüsn ile Aşk, Muhabbet Oğulları kabilesindendir ve aynı gün doğmuşlardır. Kabile, ikisini daha beşikteyken sözlendirir. Kabilenin önerisiyle Molla Cünun isimli hocadan edep dersi alırlar. Hüsn’ün derdi günden güne artar. Hüsn, dadısının tavsiyesiyle Aşk’a bir mektup yazar ve aşkını dile getirir. Akabinde Aşk da Hüsn’e mektup yazarak karşılık verir. Aşk, Gayret’in önerisiyle Hüsn’ü, Muhabbet Oğulları’ndan ister. Fakat kabilenin önde gelenleri Hüsn’ün mehri için Aşk’ın Diyar-ı Kalb’e gidip kimya ilmini öğrenmesi gerektiğini hiç zahmet çekmeden hazineyi elde etmenin mümkün olmayacağını söylerler. Aşk, yoldaşı Gayret ile beraber yola çıkar, birçok zorluk ve engeli Sühan’ın yardımıyla aşarak Diyar-ı Kalb’e varır ve orada Hüsn’e kavuşur.
Hüsn-ü AşkŞeyh Galip · Yelkenli Yayınevi · 20201,678 okunma
10/10
·536 syf.··
2023 3. kitabı
Bu tarz kitapları okumak zaman zaman zorlayıcı olabiliyor, okurken okuyucusundan ciddi bir tasavvufi, ilmi bilgi ,kültür, dil bilgisi pek çok bilgiyi bilmesini istiyor, bu da Şeyh Galib' in amacı zaten ,o herkes için değil onu anlayabilecek derecedeki insanlara hitap etmek istediğini belirtiyor. Çok yönlü, tasavvufî bir eser,kelime oyunları, kurduğu hayalleri ve kurgusu ile insanı büyülüyor. Edebiyatta geriye gittikçe ileriye gidiyoruz üzücü bir durum. Şeyh Galib ,büyük üstada Allah Rahmet eylesin.
Hüsn-ü AşkŞeyh Galip · Yelkenli Yayınevi · 20201,678 okunma
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2021 73. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 13:32
Başarılı bir şekilde günümüze çevirisi yapılmış. Bazı bilinmeyen kelimelerin anlamı sayfanın altına dipnot düşülmüş. Sayfanın bir yüzü orijinal metnin çeviriyazısı diğer sayfa günümüz Türkçesi şeklinde tasarlanmış olup okumayı kolaylaştırmış. Ayrıca kitabın sonunda orijinal dilde yazılmış hali de mevcuttur.
Hüsn-ü AşkŞeyh Galip · Yelkenli Yayınevi · 20201,678 okunma
9/10
·464 syf.·
2026 43. kitabı
Kalb kal'asının sahibi odur; kalb diyarında pâdişahlar pâdişahı odur. Syf 263 Şeyh Galib'in sözlerini pek severim. Özellikle: Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen sözüne bayılıyorum. Kitabın yarısından Türkçe çevirisi başlıyor. Bu şekilde bir kitap hâlini alması da çok güzel olmuş. İlk sayfalarda Allah'a ve peygambere övüş anlatımından sonra hikaye başlıyor. Spoiler fazla vermeyeyim ama güzel anlamlı bir aşk hikayesiydi. Hem mesnevi hem de içinde roman olması esere ayrı güzellik katmış. Galib, aşkı tatlı cümlelerle anlatan pek lezzetli bir hikaye kurmuş. Okuyucu okurken mest oluyor âdeta. Mesela şu alıntıdaki gibi: Apaydın güneş karanlıkta doğsaydı, yüzüne, yüzündeki tüylere benzerdi. Syf 177 O kadar ince ve zarif cümleler yazmış ki, aşkı ve sevgiyi hissettirmiş. "Baharı Anlatış" bölümü de beni mest etti, bu tür tarif edişler ruhumu okşuyor: Gül bahçesinde biten her gonce, yeryüzünden göklere sırlar açtı. Ceylanın boynuzu gül dalına döndü; gönüller alan selvi, gül nafeleri yetiştirdi. Gül bahçesi cennet haberini getirdi; dıvara sarılan dikenler bile Tılba'ya nazire oldu. Güzelim rüzgar, İsrafil kesildi de yeryüzü ölülerini diriltti. Gonce, bülbül gibi neşelendi de güle karşı söz söylemiye, çileyip şakımıya başladı. Hercayi menekşe coştu da hem kalem sustu, hem kitap. Syf 184 Bu güzel kitabı mutlaka okuyun.⚘️
Duygu ve Düşünce
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,678 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2022 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2022 00:00
Çok beğendiğim ve severek okuduğum bir roman oldu.Hem kendi dili hem de bizim dilimize göre uyarlanması çok güzel.Binlerce kelime öğrendim,bilgi sahibi oldum.Romandan kısaca bahsetmek istiyorum: Hüsn ü Aşk, kurgusal anlamda Hüsn (Güzellik) isminde bir kız ile Aşk isminde bir erkeğin aşkını anlatan, tasavvufi bir tema ve temele sahip bir mesnevidir. Sevgioğulları (Beni-mahabbet) isimli bir Arap kabilesi vardır.Bir gece bu kabilede bir kız bir de erkek çocuk doğar.Erkek çocuğa Aşk kıza Hüsn ismini verirler.Bu ikisini birbirlerine nişanlarlar. Öğrenim zamanları gelince ikisi de Edep okuluna giderler,bu okulda Munlâ-yı Cünun isimli büyük bir hoca vardır. Bu sıralarda Hüsn Aşk'a aşık olur.İkisi zaman zaman Mânâ gezinti yeri`ne gitmekte gezinmekte,sohbet etmektedirler.Bu gezinti yerinde Suhan isimli bir mihmandâr(misafir ağırlayan kişi) vardır ki bu kişi her şeyi bilen çok büyük bir insandır. Fakat,Hayret isimli kudretli bir kişi Hüsn ile Aşk'ın görüşmesine mani olur.Bir süre Suhan yoluyla mektuplaşırlar.Aşk'ın Gayret adında bir lalası vardır ve sonunda ikidi Aşk'ın gidip Hüsn'ü kabile büyüklerinden istemesi konusunda anlaşırlar.Kabile büyükleri ise Aşk'ın bu arzusuyla alay eder ve eğer Hüsn'e kavuşmak istiyorsa Kalb ülkesine gidip Kimyâ`yı alıp gelmesi gerektiğini söylerler.Yolun ne denli zorlu ve korkunç olduğunu da anlatırlar,Aşk yolda dev,cin ve cadılarla karşılaşacak,ateşten bir denizden geçmek zorunda kalacaktır.Aşk ile Gayret Kalb ülkesine yola koyulurlar ve başlarından birçok badire geçer.Her badirede onları Suhan kurtarır. Mutlu sonla biten hikayede;işin sonunda Aşk'ın Hüsn'ü kendinden ayrı sanmasının onu yanlış yollara düşüren şey olduğunu,aslında Aşk'ın Hüsn,Hüsn'ün de Aşk olduğunu,birlikte ikiliğin var olmayacağını aslın birlik (teklik) olduğu mesajı ile
Aşk ve Şiir
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,678 okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 00:00
Hüsn ü Aşk Şeyh Galip'in kaleme aldığı divan edebiyatının son büyük tasavvufî mesnevisidir. Şeyh Galib eserin “sebeb-i te’lîf” bölümünde, kendisinin de bulunduğu bir mecliste Nâbî’nin Hayrâbâd adlı eserinin methedildiğini, bir benzerinin yazılamayacağı ileri sürülünce Hayrâbâd’ın bazı kusurları olduğunu söyleyerek bu görüşe karşı çıktığını, meclistekilerin daha iyisini yazmak mümkünse bunu kendisinin yapmasını istediklerini anlatır. İki yıl önce divanını tertip eden ve o sırada yirmi altı yaşında bulunan Şeyh Galib Hüsn ü Aşk’ı bu olay üzerine yazmaya başlamış ve altı ay gibi kısa bir sürede tamamlamıştır. Eserin kahramanları doğrudan doğruya Hüsn(Kadın) yani güzellikle bu güzelliğe ezelî yönelişin ifadesi olan Aşk’ın(Erkek) kendisidir. Seyrüsülûkü anlatan Hüsn ü Aşk’ta bütün kişi ve yer adları tasavvufî birer semboldür. Hüsn hüsn-i mutlak (Allah), Aşk sâlik, derviş, Benî Mahabbet tarikat, Mekteb-i Edeb dergâh, Molla-yı Cünûn mürşid, Sühan kâmil mürşid, Gayret mücâhede, İsmet ihlâs, Kalp Kalesi gönül, Hûşrübâ nefistir. Ayrıca eserde yer alan kuyu, cadı, gulyabani, harâbe-i gam, deryâ-yı âteş ile diğer kişi ve yerler sâlikin aşmak zorunda olduğu engelleri temsil etmektedir. Eser ilâhî aşka erişebilmenin, Aşk’ın Hüsn’e kavuşmasının güçlüğünü belirtmek amacıyla kaleme alınmıştır.
Aşk
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,678 okunma
Ateş denizinde mumdan gemilerle menzil almaya çalışmak."
Puan vermedi·464 syf.··
2026 62. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 03:34
Şeyh Galip'in bir iddia uğruna 6 ayda yazdığı mükemmel eserinin sonuna geldik. Ben eseri okurken keyif aldım ama sanırım sebk-i Hint yani Hint usulü bana göre değil. Bu kadar imgeleme, hayal gücü ve soyutlama nedense bu eserde yer yer sıkılmama sebep oldu. Mesnevi'nin çokça etkilerini gördüğümüz bu eserde zaten bu durumu Şeyh Galip kendisi de izah etmiştir: Ben söz haznesinde yeni bir tarz gözettim. O hazneyi ben açtım, ben tükettim. Sırlarını Mesnevi' den aldım, çaldım ama miri malı çal­dım. Gelelim eserimizin konusuna... Hikayemizde Sevgioğulları (Benî Mahabbet) isimli bir Arap kabilesi vardır. Bir gece bu kabilede bir kız, bir de erkek çocuk doğar. Erkeğe Aşk kıza Hüsn ismini verirler, bu ikisini birbirlerine nişanlarlar. Öğrenim zamanları gelince ikisi de edep okuluna giderler, bu okulda Mollâ-yı Cünun isimli büyük bir hoca vardır. Eğitim aldıkları süreçte Hüsn, Aşk'a âşık olur. İkisi zaman zaman mânâ gezinti yerine gitmekte gezinmekte, sohbet etmektedirler. Hüsn, aşkını göstermekten çekinmez ama Aşk biraz daha çekingen kalır. Sonuç itibariyle ikisi de birbirini sevmektedir, fakat Hayret isimli kudretli bir kişi Hüsn ile Aşk'ın görüşmesine mâni olur. Bir süre mihmandar olan Suhan yoluyla mektuplaşırlar. Aşk'ın Gayret adında bir lalası vardır ve sonunda ikisi Aşk'ın gidip Hüsn'ü kabile büyüklerinden istemesi konusunda anlaşırlar. Kabile büyükleri ise Aşk'ın bu arzusuyla alay eder ve eğer Hüsn'e kavuşmak istiyorsa Kalp Kalesi'ne gidip Kimyâ'yı alıp gelmesi gerektiğini söylerler. Oraya gitmek için heyecanlanan Aşk'a yolun zorluklarını, orada karşılacağı şeyleri anlatırlar. Kısaca bu işin "Ateş denizinde mumdan gemilerle menzil almaya çalışmak." olduğunu söylerler. Her şeye rağmen Aşk ile Gayret, Kalp Kalesi'ne yola koyulurlar ve başlarından
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,678 okunma
9/10
"Hüsn ü Aşk" Mesnevisi Üzerine... Bu eseri ilk okuduğumda Karaköy tünel tramvayına binip Şeyh Galip'in ders verdiği Galata Mevlevisi'ne gitmiş, İçeride yapayalnız bir köşede oturup, uzun süre sessizliğin o manevi kokusunu teneffüs etmiştim. Konuya dönersek, Galata Mevlevisi Şeyh Galib'in kaleminden dökülen bu mesnevi, insanın içsel yolculuğunun, aşkın ve güzelliğin derin manevî sembolizmiyle örülü öyküsüdür. Eser, aslında dünyevi bir aşk hikayesi anlatmakla kalmaz; aynı zamanda insanın öz benliğiyle, Allah ile olan derin ve gizli bir buluşmasını simgeler. Her bir sahne, insan ruhunun iç dünyasındaki tekamül yolunun, karanlıkları ile yüzleşip aydınlığa ulaşma mücadelesini adeta bir senaryo gibi gözler önüne serer. Hikayenin Orijinal Konusu ve Metaforik Senaryoda Yaşananlar: Öyküde, Aşk adlı kahraman, dünyevi bağlılıklarını geride bırakıp, ebedi güzellik ve hakikatin peşine düşer. Bu yolda karşısına çıkan her engel, aslında onun kendi içindeki derin çatışmaların ve eksikliklerin yansımasıdır. Aşk; önünde beliren sonsuz çöller, engin denizler, dik dağlar ve sisli kavşaklar arasında yürürken, kalbindeki özlemi adım adım somutlaştırmaya başlar. Senaryoda, Aşk; ilk adımını attığında içindeki coşku ve merakla doludur. Fakat ilerledikçe, kalbinin derinliklerinde saklı olan acılar, nefisle mücadelesi ve dünya illüzyonunun getirdiği hayal kırıklıklarıyla yüzleşir. Her bir engel, ona içsel bir ders verir; her bir imtihan, ruhunun Allah ile olan bağını güçlendirir. Yolculuğunun ilerleyen bölümlerinde, karşısına çıkan rehber figürler manevi bir mürşidin, kalbin sesinin ve hakikatin ışığının tezahürleri ona, aşkın aslında yalnızca duygusal bir serüven olmadığını, aynı zamanda içsel aydınlanmanın ve gerçek benliğe dönüşün anahtarı olduğunu öğretir. Öykünün en doruk
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,678 okunma

Yazar Hakkında

Şeyh GalipYazar · 9 kitap
Galib Mehmed Esad Dede veya tanınan kısa adıyla Şeyh Galib (1757, İstanbul - 1798, İstanbul), Türk divan edebiyatı şairi, mutasavvıf. 1757 yılında İstanbul'da doğdu. 9 Haziran 1791 tarihinde Galata Mevlevihanesi şeyhliğine atandı. 1798'de vefat eden Galib Mehmed Esad Dede, avluda yer alan türbeye defnedildi.Esed ve Galip mahlaslarıyla yazdığı şiirlerini toplayarak 24 yaşında iken divanını meydana getirdi (1780). Sembolizm benzeri bir tarzın Türk edebiyatındaki öncüsü olmuş, birçok buluşu ve yarattığı mazmunlarla Divan Edebiyatı'nın gelişmesinde büyük bir rol oynamış olmasına rağmen divan şiirinin geleneklerinden de kopmamıştır. Bugün Şeyh Galip'in şiirleri gösterdiği harika sembolizm ve betimlemelerle özellikle Batıda fazlasıyla beğeni toplamaktadır. Şeyh Galip'in eserlerinin en önemli yönlerinden birisi de tasavvufi temellere sahip olmasıdır.