Bihter Önal

Bihter Önal
@bihteronaal
Yüksek Lisans
32 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
"Ne kadar garip… İki dünyam var. Tıpkı Nuran gibi, iki âlemin, iki aşkın ortasındayım. Demek ki bir tamlık değilim! Acaba hepimiz böyle miyiz?”
Reklam
Puan vermedi
II. Abdülhamid devri Meclis-i Mâliye Nâzırı olan İbrahim Efendi, iki kızı ve damatlarıyla kışları Şehzadebaşı’ndaki konakta, yazları Çengelköy’deki köşkte debdebeli bir hayat sürer. ibrahim Efendinin büyük kızı Şevkiye’nin eşi Salih büyük serveti ele geçirebilmek için adeta gün sayar. Şükriye’nin kocası Yusuf ise konak hayatının gösterişinden bıkkın bir şekilde, kurtuluşu musikide ve içkide aramaktadır. Yusuf Bey çok geçmeden intihar eder. İbrahim Efendi de kalpten ölünce konağın yönetimi Şevkiye Hanımın eline geçer. Baskı altında yaşayan Salih Bey sonunda konaktan çekip gider. Şevkiye Hanım varını yoğunu Kahya Zaim’e kaptırır. İbrahim Efendinin kızları mülkü tekrar alabilmek için avukatlara başvurur lakin bir sonuç alınamaz hatta aile yadigarı mücevherler de elden gider. Şevkiye ve Şükriye, uzak akrabalarının yardımıyla, Fatih’te bir kira evine çıkarlar. Orada düşkün bir şekilde yaşarlar. Önce Şükriye akabinde de ablası Şevkiye ölür. İbrahim Efendi Konağı, yarı hatırat tarzında yazılmış, Ayverdi’nin çocukluğuna dair kesitler barındıran, Eski İstanbul’da bir konağın gündelik yaşantısına dair birçok ayrıntıyı içeren bir eserdir.
İbrahim Efendi KonağıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 20221,046 okunma
“Neyi arayacağım? Ne için savaşacağım? Neyin rüyasını göreceğim? Hayatın çiçekleri döküldü, sadece dikenleri kaldı.”
"Eski kitaplar artık okunmuyor” diyenler var. Okunmamaları onların kabahati değil, bin kelimeyle yazıp konuşan bizim gençliğimizin kabahati ve o gençliği öyle yetiştiren bizlerin, eğitimcilerin suçudur.