Giriş Yap

Şeyh Galip

Yazar
8.9
260 Kişi
1.083
Okunma
448
Beğeni
26,5bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Galib Mehmed Esad Dede veya tanınan kısa adıyla Şeyh Galib (1757, İstanbul - 1798, İstanbul), Türk divan edebiyatı şairi, mutasavvıf. 1757 yılında İstanbul'da doğdu. 9 Haziran 1791 tarihinde Galata Mevlevihanesi şeyhliğine atandı. 1798'de vefat eden Galib Mehmed Esad Dede, avluda yer alan türbeye defnedildi.Esed ve Galip mahlaslarıyla yazdığı şiirlerini toplayarak 24 yaşında iken divanını meydana getirdi (1780). Sembolizm benzeri bir tarzın Türk edebiyatındaki öncüsü olmuş, birçok buluşu ve yarattığı mazmunlarla Divan Edebiyatı'nın gelişmesinde büyük bir rol oynamış olmasına rağmen divan şiirinin geleneklerinden de kopmamıştır. Bugün Şeyh Galip'in şiirleri gösterdiği harika sembolizm ve betimlemelerle özellikle Batıda fazlasıyla beğeni toplamaktadır. Şeyh Galip'in eserlerinin en önemli yönlerinden birisi de tasavvufi temellere sahip olmasıdır.
Tam adı:
Şeyh Galib, Galib Mehmed Esad Dede
Unvan:
Türk Divan Edebiyatı Şairi, Mutasavvıf
Doğum:
İstanbul, 1757
Ölüm:
İstanbul, 1798

İncelemeler

Tümünü Gör
464 syf.
·
18 saatte okudu
·
10/10 puan
Hüsn-ü Aşk
Hüsn-ü Aşk, Şeyh Galib'in meşhur tasavvuf konulu mesnevilerinden biridir. Hatime yani eserin sonunda ebced hesabıyla Hüsn-ü Aşk'ın tamamladığı tarihi miladi 1783 olarak belirtmiştir. Konusu, Hüsn adında bir kız ile Aşk adında bir erkeğin aşkını anlatan, tasavvufi bir temaya sahip mesnevidir. Bu mesnevinin diğer mesnevilerden farkı nedir diyecek olursanız eğer, ilk olarak bir kızın erkeğe aşık olmasıdır derim. Yani Sevgili maşuk olacakken aşık olmuş, erkek ise aşık olacakken maşuk olmuştur. Eserin ilerleyen bölümlerinde ise bu durum tersine dönmektedir diyebiliriz. Verilen mesaj ise birliktelikte ikililiğin olmadığı asıl olanın teklik olduğudur. Tasavvufi mesnevilerde olduğu gibi sembolik kişiler burada da görülmektedir. Bu sembolik öğeler Aşk'ın Hüsn'e kavuşması için yola çıkması ve bu yolda türlü belalara rastlaması vasıtasıyla verilmektedir. Şeyh Galib bu eseri bir gün dost meclisinde bahsi geçen bir konu üzerine kaleme aldığını belirtmiştir; meclistekiler Nabi'nin Hayrabad adlı eserini çok övmüşler ve bunun üzerine de Şeyh Galib Hayrabad'ın konusunu Feridüddin Attar'dan aldığını ve hiçbir orjinalliğinin bulunmadığını iddia etmiştir. Meclistekiler de bu iddiasına karşılık bu türden bir eser kaleme almasını istemişlerdir. İşte Hüsn-ü Aşk bu şekilde meydana gelmiştir. Muhammet Nur Doğan eseri oldukça yalın bir şekilde çevirmiş ve not ve açıklamalarıyla bizi bilmediğimiz bazı kelimelerde bilgi sahibi olmamızı sağlamıştır. Kitabın boyuttu bilindik kitap boyu ve genişliğinden farklı olarak daha uzun ve geniştir fakat bu gözünüzü korkutmasın, su gibi bir anlatıma sahip olduğu için akıp gidiyor. Bu tür mesnevilere ilgisi olan ya da edebiyatımızdaki böyle kıymetli bir eseri okumamak olmaz diyenlere önerimdir :)
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.2