Kırık Kanatlar
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kitap Arap dilinde yazılmış olan ilk romanlardan olup salt bir aşk romanı değildir. Kitap aynı zamanda din adamlarının toplum üzerindeki etkileri ve kadın hakları gibi toplumsal meseleleri de ele alır. Anlatım tarzı olarak oldukça etkileyici ve şiirseldi. Kısa bir kitap ama duygusal olarak oldukça yoğun. Aktarılan duyguları anlamak için ara ara düşünüp, karakterin hislerini ve duygu dünyasını anlamlandırmaya çalıştım. Çünkü öyle bir duygu, his yoğunluğu var ki bunu aktarabilmiş olmak yazara hayran olmamı sağladı.
Kitabın bende güzellik algısına yönelik farklı bir etki yarattı. Halil Cibran kaleminden, gözünden Selma Karami'yi ve ona olan aşkını okuyorsunuz. Başlarda Selma Karami'yi enfes ve kusursuz güzellik ve zarafette bir kadın hayal ediyorsunuz. Fakat romanda bahsedilen güzellik bakış açısını okuyunca bir insanın diğer bir insanı ''güzel'' bulmasının çok basit bir olgu olmadığını düşündürttü.
'' Güzellik, sadece ruhlarımızın büyülenmek için algılayabileceği bir gizemdir; muhakememizi felce uğratır, altüst eder, çünkü muhakeme yoluyla güzelliğin grerçekliğini sözle ifade edemeyiz. Güzellik, bakan kişi ile bakılan kişi arasındaki bakışta saklı bir akıştır..'' (sf.15)
'' Selma'nın güzelliği onun altın sarısı saçlarında değil, onları sarmalayan erdem ve saflık halesindeydi; onun iri gözlerinde değil, o gözlerden yansıyan ışıktaydı; onun lal dudaklarında değil, sözlerinin tatlılığındaydı.. '' (sf.18)