“Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır.”
Puan vermedi·152 syf.··
2024 13. kitabı
Orwell bu kitabı anarşizm fikrini benimsediği ve sonradan sosyalizim fikrine kapıldığı dönemlerde kaleme almış. Kitabı iki tarafa da çeken insanlar var, kimileri kitabın komünizm fikrini yansıttığını; kimileri de anti-komünizm fikrini yansıttığını savunuyor. “Eşitlik", "özgürlük" diye bağırarak yola çıkanların da kendi eşitsizliklerini oluşturduklarını gösteren; geçmişte varolmuş ve günümüzde de son hızıyla devam eden yozlaşmış düzene dair güzel bir örnek. Aslında kitap Rusya'da 1917-1944 yılları arasında yaşanan tarihi olayları konu eder. İlk konuşmayı yapan domuz bir Lenin prototipidir. Köylü ve işçileri hakim sınıfa karşı mücadeleye çağırır. İkinci bölüm, yer altı mücadeleyi anlatır. Aç hayvanlar çiftlik sahibine karşı kendiliğinden bir başkaldırıya girişirler. Çiftlik sahibi olan kişi, Çar II. Nikolay'dır. Üçüncü bölümde, yeni devletin yıkıcı çalışmaları hikaye edilir. Dördüncü bölümde, komşu çiftliklerle, yani, ülkelerle ilişkiler konu edilir. Plutni (ABD), Ckloki (Almanya), Foxwood (İngiltere). Calmington (Churcill), Peter (Hitler) Beşinci bölümde obval, Lev Troçki’yi, domuz (Napoleon) ise Stalin'dir. Rüzgar değirmenleri ise SSCB'nin ‘Yeni Ekonomi Politikası'nı temsil eder. Altıncı bölümde, hayvanların ağır çalışma koşulları ve çiftlik dışında (başka ülkelerde) üretilen ürünlere ihtiyaç duyulması durumunun ortaya çıkışı resmedilir. Ayrıca Stalin'in dış dünyayla oluşturduğu yeni ticaret politikası anlatılır. Yedinci bölümde, rüzgar değirmenlerinin başkaldırısı konu edilir, obval (Troçki) yanlılarının infazları başlar. Sekizinci bölümde, Stalin’in kişiliği ve büyük anayurt savaşı anlatılır. Dokuzuncu bölümde, hayvanların yaşadıkları hayatın zorlukları resmedilir. Onuncu bölümde, Orwell bir avrupa prototipi olarak İngiltere’nin o günki ve gelecekteki tablosunu çizer. Bu bölümde, hayvanlar kendilerini yöneten domuzların kapitalist düşmanlardan hiçbir farklarının olmadığı sonucuna varırlar. Napoleon’ın (Stalin) iktidara gelişi hem doğal hem de güç kullanma yoluyla anlatılır. Napoleon, iktidar pozisyonunu yalan ve aldatmaya başvurarak güçlendirir. At, işçi sınıfını temsil eder. Bu sınıf, yaşamını iyileştirmenin tek yolunun her gün emek sarf etmesiyle gerçekleşeceğine inanır. At, çiftlikteki durum ne kadar zorlaşırsa, o kadar daha fazla işe koşulur. Yumurtaların satılmasına rıza gösterme mecburiyetinde olan tavuklar, sovyet köylüsünü temsil eder. Toplumun muhalif kesimini temsil eden yaşlı eşek Benjamin'dir. Genellikle suskun olmakla birlikte, periyodik olarak hayvanların gözlerini yönetime karşı açar. Çiftlikte olan biteni en iyi anlayan bu kahramandır. Kitabın finalinin kehanetsel olduğu söylenebilir: SSCB'nin, kapitalizm yolunda, Rusya İmparatorluğu'ndan yavaş yavaş Rusya Federasyonu'na dönüşeceği önceden bildirilmiştir. Orwell eserin finalini sistemin ilelebet devam edeceği intibasını okuyucunun zihninde uyandırarak bitirmişti. Oysa bahsettiği komünizm, Gorbaçov zamanında çöktü. Yani finale kadar mükemmel getirdiği hikâyenin aslında sürdürülemez olduğu gerçeğini dillendirmeye cesaret edememiş, belki de ön göremedi. Zweig'ın, Nazilerin sonsuza kadar yaşayacağını öngörüp taaa Güney Amerika'da intihar etmesi gibi. Oysa ölümünden iki yıl sonra Naziler tarih oldular. Kısa alıntılar: - “Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır.” - “Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir.” - “İnsan ile hayvanların ortak çıkarı vardır, birinin dirliği öbürlerinin de dirliğidir, diyen çıkabilir. Onlara sakın kulak asmayın. Hepsi yalan. İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.” - “İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de tüm hayvanların efendisidir.”
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,8bin okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.