"Sana, beni asla tanımamış olan sana".
Şeklinde başlayan kitap, "bilinmeyen" bir kadının bir erkeğe yazmış olduğu mektuptan oluşuyor. Kimi zaman aşk mı saplantı mı diye sorgulamama neden olsa da kitabı bitirdiğimde güzel bir aşkı, içten ve yoğun duyguları, platonik aşkın insan ruhundaki etkilerini, bu aşkın insanı ne gibi durumlara sürükleyeceğini gördüm. :(
Kaç kişi böyle sever, böyle bir mektubu kaleme almayı göze alır bilmiyorum ama bu duyguları anlaya bilmek için belkide aşık olmak gerekir. Kısacası aşıksanız okuyun, aşık değilseniz de okuyun. İki durumda da anlatılan öyküye ve anlatıma hayran kalacaksınız.
Ve ayrıca yazarın Stefan Zweig'ın anlatımına da hayran kaldım... Ahmet Cemal'in harika cevirisini de unutmamak gerek tabii. :)