Honore de Balzac en çok Vadideki Zambak eseriyle tanınsa da bu kitap da mutlaka okunmayı ve hatırda tutulmayı hak ediyor.
Yazarın "insanlık komedyası" adını verdiği eserler dizisinin öne çıkan yapıtlarından biri ve bunların ilki.
Realist bir roman ve realizm çoğu zaman çok yürek parçalayıcı olabiliyor.
Bir pansiyonda kalıp yolları kesişen karakterler ve burjuva hayalinin getirdiği yıkım...
Goriot baba kızları için canını feda edebilecek bir adam olsa da iki kızı da bunun kıymetini bilecek insanlar değil. Onlar için önemli olan babalarından gelecek olan para ve zenginlerin arasında yer edinme çabası. Goriot baba tüm fedakarlığı karşısında kızlarından sadece biraz vefa biraz ilgi beklese de boşuna uğraştığının o da farkında. Ama kabullenemiyor. Hatta yine kendisinde hata görüyor.
Nitekim kendisi de bunu şöyle açıklıyor:
"Ben onları aşırı derecede seviyordum, kendimi sevdirmesini öğretemedim."
Goriot babanın sefaletine ve buna yol açan tüm o üst sınıf hayallerine tanık olan Eugene de bunlara rağmen burjuva peşinde. Oysa kendisi de yoksul bir aileden geliyor ve ailesi onu okutmak için yoksulluğuna yoksulluk katıyor. Bu konuda ailesinden gelen mektuplar yürek burkucuydu.
İnsanlık dramına değinen yazar gerçekçi ve akıcı bir üslupla bunu yapıyor ve eleştiriyor.
Vadideki Zambak çok dramatik ve depresif bir eserdi. Bu kitap da dramatik ama özellikle depresif değil. Anlattıkları zaten kendi içinde o hayat dramasını veriyor. Ekstra süslü sözlere gerek kalmıyor.
Gerçekten daha büyük acılar yaşamayan ve problemlerle yüzleşmeyen insanlar aşk acısını dert sanıyor. İki kitap arasında en çok bu çizgi belirgenleşiyor.
Goriot BabaHonore de Balzac · Kapra Yayıncılık · 202218,6bin okunma