Penguen belgesellerinin reyting rekorları kırdığı bir dönem olan; “Gezi” zamanlarının en popüler kanalının en popüler muhabirinin, kanalından kovulmasına kadar giden süreci kendi ağzından dinliyoruz.
Aynı zamanda gezi sonrası Türkiye’nin sıcak gelişmelerine de onun gözünden bakıyoruz.
Kovulmasında başrolü oynadığına inandığı Hakan Aygün’e kitap boyunca epey bir giydiriyor. Ama bence en son kızılması gereken kişi o.
Resmi olarak olmasa da herkesin bildiği bir gerçek Halk TV ve CHP ilişkisi. Sen Türkiye’nin ana muhalefet partisinin gayri resmi yayın organının başına; Reha Muhtar ekolünden yetişmiş , içi boş sansasyonel haber yapma uzmanı bir zatı getirenleri başta sorgulamalısın.
Kitapta muhalefet içinde gerçekleşen bir çok olaya tanık olacaksınız.
Sadece CHP de değil her yerde eleştirdiğimiz” iktidar” kavramının bir prototipi olduğunu tekrar göreceğiz.
Bir kez daha anlayacağız ki; kendi evinin içindeki, işyerindeki, sosyal hayatındaki ve gönül verdiğin parti içindeki “iktidar” kavramını eleştirmeye cesaret etmeden, ülkenin iktidarını eleştirmek sadece şovenist, samimiyetsiz bir kolaycılık oluyor.
Eleştirilen “iktidar”ın yukarıda saydığım eleştirilmeyen iktidarların sadece toplamı olduğunu unutmamalıyız.
Son bir şey daha söylemek istiyorum. “ Kovulduk Ey Halkım” tarzı kitapları pek sevemiyorum. Kitap içinde, kovulan kişinin de bir çok haksızlığa sessiz kaldığını hatta ortaklık ettiğini görünce; ya hiç göz yummayacaksın , yumduysan da ağzını o konuda bir daha açmayacaksın demek istiyorum.
Bu tarz kitapları okurken, dayak yedikten sonra kaçarken ana avrat küfür edip, dağılmış ağzına burnuna aldırış etmeden “ bittiniz oğlum siz !” diye tehdit eden adamlar aklıma geliyor.
youtube.com/watch?v=SSkFDIx...