·472 syf.····Okunma: 09 Mart 2024 15:10 bir adamın çocukluğundan 70'li yaşlarına kadar olan bütün hayatına tanıklık ettim. yaşadığı istismar ve o istismarla başa çıkmaya çalışarak geçirilmiş -belli belirsiz- savruk bir hayat, terkedilmişlik, ebeveyn terörü ve ömür geçtikçe olgunlukla beraber gelen affediş, samimi dostluklar, biten dostluklar, boşanmalar, yeniden evlenmeler, ölümler ve ardından tutulan yaslar, anne baba olmak ve o rolü kaldırmanın güçlüğü... bir ömre ne sığabilecekse hepsine en yakından şahit oldum. bunun yanında bir de ikinci dünya savaşı'nda Almanya ve İngiltere'nin durumu, ta o yıllardan pandemi yılına kadar gelen bir zaman aralığında toplumun ve olaylara karşı gelişen reaksiyonların değişimi... tarihe ve topluma tanıklık etme adına da çok şey söyledi bana kitap.
kitap McEwan'ın kendi hayatından çok iz taşıyormuş, kendisi kitabı için "hem en otobiyografik izler taşıyan hem de hiç taşımayan romanın" demiş. ama beni inandıramadı, Roland abimin kendisi olduğuna neredeyse eminim. kitabın sonunda da bahsi geçen piyano öğretmeninin hiç varolmadığını söylemiş, bana kalırsa varolduğunu bas bas bağırmış.
kitabın sonlarına doğru yaşanan yüzleşme beni çok ağlattı, birbirleriyle derdi hiç bitmemiş biter gibi olduğunda bile bir şekilde gün yüzüne çıkmış iki insanın bir ömür aradan sonra eski yılları yâdetmesi ve yaşla gelen affetme duygusunu içimde çok hissettim. kimseye karşı kızgınlık duyamadım. kendi hayatımı uzun uzun gözden geçirme fırsatı buldum. bu yaşıma kadar aldığım en önemli kararların, dönüm noktalarımın bir bir üzerinden geçtim. okurken çok zorlandım ama iyi ki yarım bırakmamışım, kendime dönüp sorabileceğim bir yığın soru bıraktı bende.
eleştirdiğim en önemli nokta merak unsurunun zayıf kalmasıydı. eğer zenginleştirilseydi muazzam bir şey ortaya çıkardı diye düşünüyorum. yine de okuduğuma çok memnunum, uzun zaman aklımdan çıkmayacak bir roman oldu.