·304 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Mart 2024 18:37 Ali Smith, dörtlemeye neden Sonbaharla başladığı sorulduğunda, ‘karanlık aylarla başlayıp ışığa doğru ilerlemek’ istediğini söylemiş. Seri bu nedenle Sonbahar ile başlayıp Yaz ile bitiyor. Ama Yaz'ın şu alıntısına bakarsak çok da ışıklı bir roman olduğunu söyleyemeyiz, "Ayrıca yaz her yönüyle hiç kuşkusuz hayal edilmiş bir netice demek. Sanki bir anlam taşıması şartmış gibi içgüdüsel olarak ona yöneliyoruz. Her zaman onu arıyoruz, onu bekliyoruz, tıpkı gün batımını vadeden bir ufuk gibi bütün yıl boyunca ona dönüyoruz. Tamamıyla açılmış yaprakları, gerçek sıcaklığı, yakında bir gün kuşkusuz sırtüstü yatıp yaza maruz kalabileceğimiz vaadini, çok geçmeden bir gün dünyanın bize iyi muamele edeceği vaadini arıyoruz hep. Sanki daha iyi bir son gerçekten varmış, sadece mümkün olmakla kalmayıp kesinmiş, ayaklarımızın dibine yayılacak, sırf size ait güneşli bir manzara gibi önünüze serilecek doğal bir uyum varmış gibi. Sanki bütün bunlar eskiden beri hep böyleymiş, dünya üstündeki zamanınız sıcak bir çimenliğin üstünde bir bedenin uzun uzun, mutlu mutlu gerinmesiymiş, ağızda o uzun çimenlerden uzun bir sapmış gibi..." Bu alıntı bana yaşamın özeti gibi görünüyor. Hayata, mutlu sonlarla biten masalları dinleyen çocuklar olarak başlıyor ve mutlu sonların ancak salt kendini düşünen, dünyada olup bitenleri hiç ama hiç umursamayan, bakmayan, görmeyen, kayıtsız insanlarsak mümkün olabileceğini anlayarak devam ediyoruz. Mevsimler Dörtlemesi işte tam olarak bunlardan söz ediyor ve şu soruyu soruyor; Kayıtsız mı kalacaksın yoksa yangına bir damla da olsa su götüren bir karınca mı olacaksın? Zira kitapta olup bitene kayıtsız kalanlar, kendi derdiyle sarmalanmışlar, umutsuzlar olduğu kadar İris ve Sacha gibi dünyadaki iklim krizini, göçmenlerin yaşadığı acı ve zorluğu yüreğinde hisseden ve bunun için mücadele eden, hatta hayatını tüm bunlar üzerine kurmuş savaşçı kadınlar da var. Ve temel soru şu sen kim olmayı tercih ediyorsun?