·189 syf.····Okunma: 21 Şubat 2024 01:08 Uzun bir süre böyle gerilmemiştim. Hatta bu kitabı okuduğum zaman önceki okuduklarımın gerilim olmadığına karar verdim.
Kitabın büyük bir kısmında Jake ve Lucy ile beraber arabada geçiyor. Ve her şey o kadar sıradan ki sanırım bu sebeple olsa gerek bazı insanlara sıkıcı geliyor. Oysa bence arabada geçmesi daha gerici ve gerçekçi. Yazar katili okurun bulmasını istiyor ve kitabın sonuna kadar katil olabileceğini düşündüğüm birkaç kişi vardı. Mutlu bir son sevmeme ve kötü sonların beni tatmin etmemesine rağmen bu son beni neden bilmiyorum gayet tatmin etti.
[Spoiler]
Aslında kitabı bitirdikten sonra bir yorumda okuduğum şeyleri de buraya eklemek istiyorum. Sevgili zeki yazarımız bu kitapta oldukça fazla metafor kullanmış. Örneğin kış ve kar, ölümü ve bir şeylerin sonunu simgelemekteymiş. Kitapta da her seferinde havanın soğuk olduğunu, kar yağdığını ve son bölümde kar fırtınası çıktığını biliyoruz.
Bodrum katı bilinçdışını temsil etmekteymiş. Jake evinin bodrum katından nefret ettiğini oldukça belli etti. Orada bir delik olduğunu belirtti. İlk bölümlerde düşüncelerin eyleme daha yakın olduğunu ve insanın her istediğini düşünemediğini söylemişti bize. Bu nedenle bence Jake düşüncelerinden nefret ediyordu.
Kitabın finalinde ise kesin bir şey yoktu bence. Biraz hayal gücüne bağlı. Klişe bir aşk kurbanı beklerken merak uyandıran zihin açan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Korkudan ziyade gerilim kitabı olduğunu tekrardan hatırlatayım.