Öteki dünyanın varlığının en güçlü belgelerinden biri de bizzat ölümdür.
Ölümü, inkârcı, bir son gibi, bir bitiş gibi düşünür. Ondan ötesine bakmaz. Halbuki ölüm, bu dünyadan öteki dünyaya geçiş olayıdır. Doğum nasıl bir tohum halinde bu dünyaya bir açılış ise, ölüm de, öteki dünyaya bir açılıştır. Tohum nasıl toprakta çürüyor, ancak onun bir özü boy atarak toprağın üstüne çıkıyor ve yeniden dünyaya, yeryüzüne kavuşuyorsa, gökyüzüne dalbudak salan ağaç bu tohumun toprak içinde ölüp de yeniden dirilmesinden meydana geliyorsa, insan da ölümle çürüyecek, fakat gün gelince ölmeyen ruhu, yeniden dirilen vücuduna kavuşacaktır. Ruhun önüne yeni bir dünya açılacaktır.