❥
“Hiç yokken kaybetmek kolaydır lakin bir şeylere güç bela kavuştuktan sonra kaybetmenin daha zoru yoktur bu dünyada,”
❥
Eşref, Yunanistan’dan Üsküp‘e göçtüğünde henüz on yedisindeydi.
Ailesinden herkes gözünün önünde katledilmiş bir ağanın oğluydu.
Düşman kana doymadığı gibi Eşref’inde annesini ve kız kardeşini evlerinin bahçesine gömmesi için kullanmıştı.
İnanılmaz bir acı yetmemiş Eşref’in mal varlığını almaya çalışmışlar sol gözünü bıçakla oymuşlar.
Ama Eşref cevval çıkmış bir hamlede kıymış iki kişinin canına büyük bir ağa olmuş sınırlarını bilmediği topraklara güce ve 4 evlada sahip olmuş ama ikisini kaybetmiş.
2 oğlu kalmış Ahmet ve Mehmet.
Ahmet hırçın can almaya düşkün bir insan
Mehmet ise nahif babasının sözünden çıkmayan bir evlat.
Ama gel gör ki kör Eşref’in göz bebeği Ahmet malesef.
Mehmet bir kıza sevdalanır evlenmek ister ama Eşref izin vermez ters düşerler çeker gider ölüm döşeğinde kör Eşref çağırır mehmeti yanına ve ölür Mehmetin bu gelişi çok şaşırtır herkesi ailesiyle birlikte bu eve taşınır ama çok uzun sürmez düşman işgaliyle evlerini terk etmek zorunda kalırlar.
1943 yılında Üsküp’ten, Türkiye’ye göçerler.
Mehmet’in eşinin ölümü
Ender’in ve Orhan’ın hikayesi?
Ali ihsan var birde ?
“Kurt ile kıyamete kalan ihtiyar kadın”
???
Kerpiç Reçeli, geçmiş-şimdi-gelecek üçgeninde reçel kavanozlarından ortak hafızamızın derinliklerine süzülen gerçek bir hayat hikâyesi…
Çok hüzünlü bir okuma oldu benim için sürgünler,savrulan hayatlar, acılar, yarım kalmışlıklar, ve daha nicesi …
Gönül ister ki dünya daha yaşanabilir bir yer olsun kitapla kalın Kerpiç ReçeliNagehan Kruç Şeremet