10/10
·755 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2024 01:40
"Ağla! Aşk, gençlik ve yaşam dolu yüreğinle ağla! Ne yazık! Senin gibi ağlayabilmek isterdim!" . . . Tuğla gibi kitap okuyorsanız size ilk gereken şey sürükleyicilik. Elbette konusu, verdiği mesaj, fikir yapınıza uyması falan da önemli, ama bence öncelik sürükleyici olması, sizi metnin içine çekebilmesi. Alexandre Dumas da bunu mükemmel başarıyor. Üç Silahşor Dumas'dan okuduğum ikinci kitap ve çok beğendim! Ve bu kitap nedeniyle artık Fransızlara karşı bambaşka bir bakış açısına sahibim. Hikâye 17. yüzyılda XIII. Louis döneminde geçiyor. Şövalye olmak isteyen Gaskonyalı d'Artangan, daha Paris'e adımını atamadan bir düellonun intikamını almanın peşine düşüyor. Paris'e adımını attığı ilk anda ise Kral'ın ünlü üç silahşoru Athos, Portos ve Aramis ile tanışma fırsatını elde ediyor. Bu tanışma hem büyük bir dostluğun hem de 750 sayfalık entrikalı bir maceranın başlangıcı oluyor. Bu maceraya saray entrikalarının, yasak aşkların, güç mücadelesinin, savaşların ve birden fazla kişinin geçmişiyle bağlantılı büyük bir sırrın da eşlik ettiğini söylemek isterim. Dumas neden kendi döneminin entrikalı olaylarını değil de daha çok 16. ve 17. yüzyılın olaylarını eserlerine konu edinmiş diye merak ediyordum, cevabımı aldım. Fransızların yaşamı o kadar entrikalı ki ben de Dumas'nın yerinde olsam kendi dönemimin sırlarını açık etmeye çekinirdim. Diğer yandan sürükleyicilik bakımından Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım) 'nu aratmasa da konu bakımından bambaşka eserler. Yani bence esere herhangi bir beklentiyle başlamayın ve kendinizi sadece hikâyenin akışına bırakın, zaten film gibi bir eser akıp gidiyor. Ben okurken bolca güldüm, bazen baya öfkelendim, bazen de karakterlerle dalga geçtim. En çok da Athos'u sevdim. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar!
Edebiyat
Üç SilahşorAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,4bin okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.