Puan vermedi·198 syf.····Okunma: 21 Mart 2024 22:37 Kitaba başladığınızda bir hikâye okuyor gibi değil, çok yakından tanıdığınız biriyle sohbet ediyor sanki o anlatıyor da siz dinliyor gibi hissediyorsunuz. Çünkü çok tanıdık, çünkü çok bizden. İçinde var olduğumuz bu coğrafyayı ve bu coğrafyanın insanını anlatıyor size. Daha doğrusu yazarın değimiyle seyrettiriyor. Bunu yaparken de çok edebi birşey ortaya çıkarmak, büyük argümanlar kullanmak değil amacı yazarın. Bazen birşeyi anlatmanın en güzel yanı onun en sade halidir ya. Tam da bunu yapıyor. Hikayelerle insanın en yalın halini sunuyor size. Bence kitabın etkileyici olmasının sebebi bu. Okuyucuyu zorlayan bir karakter karmaşası ya da dil ağırlığı yok. Okurken düşündürüyor; insan sorgulamalı diyorsunuz varlığını bile. Kendisine başkaları tarafından biçilen o hayatın dışına çıkabilmeli.Cesur olmalı. Düşse de kalkabilmeli. Gülümsetiyor sizi; O unutulmaya yüz tutmuş güzelim Anadolu insanının naifliğini, merhametini, kadir bilirligini okudukça gülümsüyorsunuz. Ofkelendiriyor hikayeler sizi ; yazılı olmayan ama benimsenmiş o katı toplum öğretilerinin altında ezilen hayatlari okudukça, insanın ne kadar zalim olduğunu gördükçe ofkeleniyorsunuz. Bütün bu duyguları hissedip kitabi bitirdiğimde şu soruyu sordum kendime; sahi insan sadece etten,kemikten ve ruhtan mi ibaretti? Kitabı okuduğunuzda siz de cevabı bulacaksınız...