Şimdi herkesten kendine ufak gibi gözüken derin bir soru sormasını rica ediyorum. Sorumuz şu "sizin kalbinizdeki boşluk nedir?"
Benim kalbimde boşluk yok falan demeyin, eminim herkesin var. Kapatamadığı bir his, yokluğunu dolduramadığı biri, herşey olabilir. Hayalinizdeki mesleğe kavuşamamanız bile olabilir.
Eseri okurken şüphesiz herkes kendine dönüp o soruyu soracaktır. Bende kendime dönüp sordum ve kendimce yine bir cevabım oldu elbette. Her sorun çözülmek için meydana gelmez. Bazen de sadece sorunu anlayıp kabullenebilmek gerekir.
Eser bana biraz da Doğan Cüceloğlu'nun Savaşçı adlı eserini anımsattı. O eserde savaşçı olmaya, ruhunu ve kendini o yönde adım adım hazırlamaya başlıyordun bu eserde ise hepimizin içinde bazı yaraların boşluk açtığını ve Eylül karakteri ile düşe kalka boşluğunuzun önce farkına varmayı sonrasında nasıl doldurulması gerektiğini veya asla dolamayacak olan boşluklar için, o boşlukla nasıl yaşanılabileceğini okuyoruz.
Eser genç bir kızın ailesi tarafından sevilmeyişini, içinde ki boşluğu hissedip onu bastırmaya çalışmasını konu ediniyor. Merak uyandırıcı, akıcı ve sade dili ile çok keyifli bir okumaydı. Olay örgüsü çok gerçek ve çok içten duygulardan oluşuyor. Yaşananlara üzülmüş olsam da, sorunlardan ders çıkarılması gerektiğini, hiç kimsenin kendi dünyasında neler yaşadığını bilmediğimizi ve tam anlamıyla bilemiyceğimizi, her insanın hayatımıza iyi veya kötü bir sebep uğruna geldiğini, çok iyi kurguya dönüştürüp anlatan bir eserdi.
Uzun zaman sonra sonu çok güzel biten bir kitap okumuş oldum ve son sahneyi okurken içimde birşeyler koptuğunu hissettim. Keşke insanlar birbirlerini anlamak için birazcık çaba sarf etseler...
Yazarı Duygu şentürk ve eserin editörlüğünü yapan güzel arkadaşım @kbroznrclkk tebrik ediyorum. Çok güzel bir eserdi. Emeklerinize sağlık
Keyifli okumalar.